Astım, hava yollarının kronik iltihabi bir hastalığıdır ve bronşların çeşitli tetikleyicilere karşı aşırı duyarlı hale gelmesi sonucu daralmasıyla ortaya çıkar. Astım hastalarında nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma ve özellikle gece artan öksürük görülür. İstanbul’da astım tanı ve tedavisinde erken değerlendirme, atakların önlenmesi açısından büyük önem taşır.
- Astım Nedir?
- Astım Belirtileri
- Astım Belirtileri Ne Zaman Ciddiye Alınmalıdır?
- Astım Nedenleri Nelerdir?
- Astım Genetik midir?
- Astım Türleri Nelerdir?
- Astım Şiddet Sınıflandırması
- Astım Teşhisi Nasıl Konur?
- Astım Tanısında Ayırıcı Tanı Neden Önemlidir?
- Astım Tedavisi Nasıl Yapılır?
- Astım Tamamen Geçer mi?
- Astım Atağı (Astım Krizi) Sırasında Ne Yapılmalı?
- Astım Atağı Nasıl Önlenir?
- Astıma Ne İyi Gelir?
- Bitkisel veya Evde Uygulanan Yöntemler Etkili midir?
- Astım Hastaları Nelere Dikkat Etmelidir?
- Astım ile Yaşam Mümkün mü?
- İstanbul’da Astım Tedavisi
- Sık Sorulan Sorular
- Sonuç
Astım Nedir?
Astım, hava yollarının kronik iltihabi bir hastalığıdır ve bronşların çeşitli tetikleyicilere karşı aşırı duyarlı hale gelmesi sonucu daralmasıyla ortaya çıkar. Bu daralma; nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma ve özellikle gece artan kuru öksürük ile kendini gösterir. Astım hastalarında solunum yolları normal bireylere göre daha hassastır ve alerjenler, enfeksiyonlar, egzersiz, soğuk hava veya stres gibi faktörlere karşı aşırı tepki verebilir.
Astım, ataklarla seyreden bir hastalık olsa da altta yatan iltihabi süreç süreklidir. Bu nedenle yalnızca atak anında değil, ataklar arasında da tedavi ve kontrol önemlidir. Erken tanı ve düzenli takip ile astım büyük oranda kontrol altına alınabilir ve hastalar günlük yaşamlarını sorunsuz sürdürebilir.
Uluslararası GINA (Global Initiative for Asthma) rehberine göre astım; hava yolu inflamasyonu, değişken hava akımı kısıtlılığı ve bronş aşırı duyarlılığı ile karakterizedir. Bu üç temel mekanizma hastalığın tanı ve tedavi planlamasında belirleyicidir.
Astım Belirtileri
Astım belirtileri kişiden kişiye değişebilmekle birlikte en sık görülen semptomlar nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma ve tekrarlayan öksürüktür. Şikâyetler genellikle gece saatlerinde, sabaha karşı veya egzersiz sonrasında artış gösterir.
Astımın en yaygın belirtileri şunlardır:
Nefes Darlığı
Astım atağı sırasında bronşların daralması nedeniyle hava akımı kısıtlanır ve hasta yeterince nefes alamadığını hisseder. Bu durum özellikle merdiven çıkarken, hızlı yürürken veya gece saatlerinde belirginleşebilir.
Hırıltılı Solunum (Wheezing)
Nefes verirken duyulan ıslık benzeri ses, astımın karakteristik bulgularından biridir. Hava yollarının daralması sonucu oluşur.
Kuru ve Tekrarlayan Öksürük
Özellikle gece artan, uzun süren ve balgamsız öksürük astımın tek belirtisi olabilir. Bazı hastalarda öksürük tipi astım görülür.
Göğüste Sıkışma Hissi
Bronş kaslarının kasılması ve iltihap nedeniyle göğüste baskı veya daralma hissi oluşabilir.
Egzersizle Artan Şikâyetler
Fiziksel aktivite sırasında nefes darlığı veya hırıltı gelişmesi egzersize bağlı astımı düşündürebilir.
Astım Belirtileri Ne Zaman Ciddiye Alınmalıdır?
Aşağıdaki durumlarda acil değerlendirme gerekir:
Konuşurken nefes nefese kalma
Dudaklarda morarma
Nefes alıp verirken ciddi zorlanma
İnhaler ilaca rağmen rahatlamama
Şiddetli astım atağı acil müdahale gerektirebilir.
Astım Nedenleri Nelerdir?
Astımın kesin nedeni tek bir faktöre bağlı değildir. Genetik yatkınlık ile çevresel tetikleyicilerin birlikte etkisi sonucunda geliştiği düşünülmektedir. Astımda temel mekanizma; solunum yollarının aşırı duyarlı hale gelmesi ve iltihabi süreç nedeniyle bronşların daralmasıdır.
Astıma yol açan başlıca nedenler şunlardır:
Genetik Yatkınlık
Ailesinde astım, alerjik rinit veya egzama öyküsü bulunan kişilerde astım gelişme riski daha yüksektir. Bağışıklık sisteminin alerjenlere karşı aşırı tepki verme eğilimi kalıtsal olabilir.
Alerjik Mekanizmalar
Polen, ev tozu akarları, hayvan epiteli ve küf gibi alerjenler bağışıklık sistemini tetikleyerek hava yollarında iltihaplanmaya yol açabilir. Bu durum özellikle alerjik astımda görülür.
Solunum Yolu Enfeksiyonları
Özellikle çocukluk döneminde geçirilen viral enfeksiyonlar hava yollarında kalıcı hassasiyet oluşturabilir.
Hava Kirliliği ve Sigara Dumanı
Hava kirliliği, egzoz gazları ve pasif sigara maruziyeti solunum yollarını tahriş ederek astım gelişimini kolaylaştırabilir.
Mesleki Maruziyet
Kimyasal maddeler, boya, toz veya endüstriyel gazlara uzun süre maruz kalmak mesleki astıma neden olabilir.
Obezite ve Sedanter Yaşam
Fazla kilo ve düşük fiziksel aktivite düzeyi, solunum fonksiyonlarını olumsuz etkileyerek astım riskini artırabilir.
Astım Genetik midir?
Astım tamamen genetik bir hastalık değildir; ancak genetik yatkınlık önemli bir risk faktörüdür. Anne veya babada astım varsa çocukta görülme ihtimali artar. Ancak hastalığın ortaya çıkması için çevresel tetikleyicilerin de rol oynaması gerekir.
Astım Türleri Nelerdir?
Astım, farklı tetikleyicilere ve klinik özelliklere göre çeşitli alt gruplara ayrılır. Astım türünün belirlenmesi, doğru tedavi planının oluşturulması açısından önemlidir.
Alerjik Astım
En sık görülen astım türüdür. Polen, ev tozu akarı, hayvan tüyü ve küf gibi alerjenlerle temas sonrası tetiklenir. Genellikle alerjik rinit veya egzama ile birlikte görülür.
Non-Alerjik Astım
Alerjen dışında enfeksiyon, hava kirliliği, sigara dumanı veya stres gibi faktörlerle tetiklenir. Genellikle erişkin yaşta başlar.
Egzersize Bağlı Astım
Fiziksel aktivite sırasında hava yollarının daralması sonucu ortaya çıkar. Soğuk ve kuru hava bu tabloyu artırabilir.
Mesleki Astım
İş ortamında maruz kalınan kimyasal maddeler, toz veya duman nedeniyle gelişir. Belirtiler genellikle çalışma saatlerinde artar.
Gece Astımı
Semptomların özellikle gece saatlerinde belirginleştiği astım türüdür.
Astım Şiddet Sınıflandırması
Astım yalnızca türüne göre değil, semptomların sıklığı ve şiddetine göre de sınıflandırılır. Bu sınıflandırma tedavi planının belirlenmesinde temel rol oynar.
Hafif Aralıklı Astım
Haftada 2 günden az semptom
Gece uyanmaları nadir
Günlük aktiviteler genellikle etkilenmez
Hafif Persistan Astım
Haftada 2 günden fazla semptom
Ayda birkaç gece uyanma
Hafif aktivite kısıtlılığı
Orta Dereceli Persistan Astım
Günlük semptomlar
Haftada birden fazla gece uyanma
Fiziksel aktivitede belirgin kısıtlılık
Ağır Persistan Astım
Gün boyu süren semptomlar
Sık gece uyanmaları
Ciddi aktivite kısıtlılığı
Yüksek doz tedavi gereksinimi
Astımın şiddet derecesi zamanla değişebilir. Bu nedenle düzenli takip ve kontrol muayeneleri büyük önem taşır.
Astım Teşhisi Nasıl Konur?
Astım tanısı yalnızca şikâyetlere dayanarak konulmaz. Nefes darlığı ve öksürük birçok farklı hastalıkta da görülebilir. Bu nedenle doğru tanı için klinik değerlendirme ve solunum fonksiyon testleri birlikte yapılmalıdır.
Astım teşhisinde kullanılan başlıca yöntemler şunlardır:
Ayrıntılı Hasta Öyküsü
Doktor; belirtilerin ne zaman başladığını, hangi durumlarda arttığını, gece uyanma olup olmadığını ve ailede alerji öyküsünü sorgular. Astımda şikâyetlerin değişken seyir göstermesi tipiktir.
Solunum Fonksiyon Testi (Spirometri)
Astım tanısında en temel testtir. Spirometri ile:
Hava yolu daralması
Akciğer kapasitesi
Hava akım kısıtlılığı
ölçülür. Bronkodilatör ilaç sonrası hava akımında düzelme görülmesi, astım lehine önemli bir bulgudur. Bu durum “reversibilite” olarak adlandırılır.
Bronş Provokasyon Testi
Spirometrinin normal olduğu ancak astım şüphesinin devam ettiği durumlarda uygulanabilir. Hava yollarının aşırı duyarlılığı özel testlerle değerlendirilir.
Tepe Akım Hızı (PEF) Takibi
Hastalar evde PEF metre ile günlük ölçüm yaparak hava yolu değişkenliğini takip edebilir. Gün içindeki dalgalanmalar astım lehine bilgi verir.
Alerji Testleri
Astımın alerjik kökenli olup olmadığını belirlemek için deri prick testi veya spesifik IgE kan testleri uygulanabilir. Alerjik astımda tetikleyicinin belirlenmesi tedavi planlamasında önemlidir.
Astım Tanısında Ayırıcı Tanı Neden Önemlidir?
Astım; KOAH, kalp yetmezliği, kronik bronşit ve bazı solunum yolu enfeksiyonları ile karışabilir. Özellikle erişkin yaşta başlayan nefes darlığında ayırıcı tanı dikkatle yapılmalıdır.
Doğru tanı, gereksiz ilaç kullanımını önler ve etkili tedavi planı oluşturulmasını sağlar.
Astım Tedavisi Nasıl Yapılır?
Astım tedavisinde temel amaç; hava yolu iltihabını kontrol altına almak, atakları önlemek ve hastanın günlük yaşamını kısıtlamadan sürdürebilmesini sağlamaktır. Astım tamamen ortadan kaldırılan bir hastalık değildir; ancak doğru tedavi ve düzenli takip ile büyük oranda kontrol altına alınabilir.
Uluslararası tedavi rehberlerine göre astım tedavisi basamaklı bir yaklaşım ile planlanır ve hastalığın şiddetine göre düzenlenir.
1. Kontrol Edici (Uzun Süreli) İlaçlar
Bu ilaçlar astımın temel iltihabi mekanizmasını baskılamak için her gün düzenli kullanılır.
İnhaler kortikosteroidler (ICS)
Uzun etkili beta agonistler (LABA)
Kombine inhaler tedaviler
Bu ilaçlar atak sıklığını azaltır ve hava yollarındaki hassasiyeti kontrol altına alır.
2. Rahatlatıcı (Kurtarıcı) İlaçlar
Astım atağı sırasında hızlı etki gösterir.
Kısa etkili bronkodilatörler (SABA)
Ancak bu ilaçlar yalnızca geçici rahatlama sağlar; tek başına tedavi değildir.
3. Biyolojik Tedaviler
Orta ve ağır astımı olan, standart tedaviye rağmen kontrol sağlanamayan hastalarda uygulanabilir.
Anti-IgE tedaviler
Anti-IL-5 tedaviler
Anti-IL-4/13 tedaviler
Bu tedaviler bağışıklık sisteminin belirli mekanizmalarını hedef alır.
4. Alerjiye Yönelik Tedavi (İmmünoterapi)
Alerjik astımı olan uygun hastalarda alerji aşısı uygulanabilir. İmmünoterapi, bağışıklık sistemini alerjene karşı tolerans geliştirecek şekilde yeniden eğitmeyi amaçlar ve hastalığın seyrini değiştirebilen tek yöntemdir.
5. Tetikleyicilerden Kaçınma
Sigara dumanı, hava kirliliği, polen, ev tozu akarı ve mesleki irritanlardan uzak durmak tedavinin ayrılmaz bir parçasıdır.
6. Hasta Eğitimi ve Düzenli Takip
Astım tedavisinde inhaler cihazların doğru kullanımı büyük önem taşır. Yanlış kullanım, tedavinin etkisiz kalmasına neden olabilir. Bu nedenle hasta eğitimi ve düzenli doktor kontrolü gereklidir.
Astım Tamamen Geçer mi?
Astım kronik bir hastalıktır. Ancak uygun tedavi ve takip ile hastaların büyük çoğunluğunda tam kontrol sağlanabilir. Bazı çocukluk çağı astımları zamanla gerileyebilir; ancak erişkin astımı genellikle uzun süreli izlem gerektirir.
Astım Atağı (Astım Krizi) Sırasında Ne Yapılmalı?
Astım atağı, solunum yollarının ani daralması sonucu nefes almanın belirgin şekilde zorlaştığı durumdur. Hırıltılı solunum, göğüste sıkışma, hızlı nefes alıp verme ve konuşurken zorlanma en sık görülen bulgulardır. Şiddetli ataklar acil müdahale gerektirebilir.
Astım atağı sırasında yapılması gerekenler:
1. Sakin Kalın ve Dik Pozisyona Geçin
Hasta mümkünse oturur pozisyona geçmeli ve öne hafif eğilerek nefesini düzenlemeye çalışmalıdır. Panik, solunum sıkıntısını artırabilir.
2. Kurtarıcı İnhaleri Kullanın
Doktor tarafından önerilen kısa etkili bronkodilatör inhaler (rahatlatıcı ilaç) doğru teknikle uygulanmalıdır. Gerekirse 20 dakikada bir tekrarlanabilir (doktor önerisine göre).
3. Tetikleyiciden Uzaklaşın
Sigara dumanı, yoğun koku, soğuk hava veya alerjen maruziyeti varsa ortam değiştirilmelidir.
4. Belirtiler Düzelmiyorsa Acil Yardım Alın
Aşağıdaki durumlarda acil tıbbi değerlendirme gerekir:
Konuşamayacak kadar nefes darlığı
Dudaklarda morarma
Göğüste şiddetli sıkışma
İnhaler ilaca rağmen rahatlamama
Şiddetli astım atağı hayatı tehdit edebilir ve gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Astım Atağı Nasıl Önlenir?
Astım ataklarının önlenmesinde en etkili yöntem düzenli kontrol edici tedavi kullanımıdır. Atakların sıklaşması, kullanılan tedavinin yetersiz olduğunu gösterebilir ve doktor kontrolünü gerektirir. Ayrıca:
Tetikleyicilerden uzak durmak
İnhaler cihazı doğru teknikle kullanmak
Düzenli kontrol muayenesi yaptırmak
atak riskini azaltır.
Astıma Ne İyi Gelir?
Astıma iyi gelen en önemli yaklaşım, düzenli doktor kontrolü ve kişiye özel tedavi planına uyumdur. Astım tamamen bitirilebilen bir hastalık değildir; ancak doğru ilaç kullanımı ve tetikleyicilerden korunma ile büyük ölçüde kontrol altına alınabilir.
Astım hastalarına iyi gelebilecek destekleyici uygulamalar şunlardır:
Düzenli İnhaler Kullanımı
Kontrol edici inhaler ilaçların her gün düzenli kullanılması, hava yolu iltihabını baskılar ve atak riskini azaltır. İlacı yalnızca atak sırasında kullanmak yeterli değildir.
Tetikleyicilerden Kaçınma
Sigara dumanı
Hava kirliliği
Ev tozu akarı
Polen yoğunluğu
Kimyasal kokular
gibi faktörlerden uzak durmak astım kontrolünü kolaylaştırır.
Düzenli Egzersiz
Doktor kontrolünde yapılan hafif ve orta düzey egzersizler akciğer kapasitesini artırabilir. Ancak egzersize bağlı astımı olan hastalarda önleyici ilaç planı gerekebilir.
Sağlıklı Beslenme ve Kilo Kontrolü
Fazla kilo, solunum fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir. Dengeli beslenme ve ideal kilonun korunması astım semptomlarını azaltmaya yardımcı olabilir.
Ortam Hijyeni
Ev ortamının düzenli temizlenmesi, toz birikiminin azaltılması ve yatak odasında alerjen kontrolü önemlidir.
Bitkisel veya Evde Uygulanan Yöntemler Etkili midir?
Astım tedavisinde bilimsel olarak kanıtlanmış temel yöntem inhaler tedavilerdir. Bitkisel ürünler veya alternatif uygulamalar bazı kişilerde geçici rahatlama hissi oluşturabilir; ancak ilaç tedavisinin yerine geçmez. Herhangi bir destek ürün kullanmadan önce mutlaka uzman görüşü alınmalıdır.
Astım Hastaları Nelere Dikkat Etmelidir?
Astım hastalarının yaşam kalitesini koruyabilmesi ve atak riskini azaltabilmesi için bazı temel noktalara dikkat etmesi gerekir. Astım kontrolü yalnızca ilaç kullanımı ile değil, yaşam tarzı düzenlemeleri ile birlikte sağlanır.
İlaçların Düzenli ve Doğru Kullanımı
Astım tedavisinde en sık yapılan hata, belirtiler azaldığında ilaçların bırakılmasıdır. Kontrol edici inhalerler düzenli kullanılmalı ve doktor önerisi olmadan kesilmemelidir. Ayrıca inhaler cihazın doğru teknikle kullanılması tedavinin etkinliği açısından kritik öneme sahiptir.
Tetikleyicilerden Korunma
Astımı tetikleyen faktörler kişiye göre değişebilir. Ancak en yaygın tetikleyiciler şunlardır:
Sigara dumanı ve pasif içicilik
Polen ve ev tozu akarı
Hava kirliliği
Yoğun parfüm ve kimyasal kokular
Soğuk hava
Bu faktörlerden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır.
Düzenli Doktor Kontrolü
Astım şiddeti zamanla değişebilir. Belirtiler kontrol altında olsa bile düzenli aralıklarla değerlendirme yapılması gerekir. Tedavi planı gerektiğinde güncellenmelidir.
Enfeksiyonlardan Korunma
Solunum yolu enfeksiyonları astım ataklarını tetikleyebilir. Grip aşısı ve gerekli durumlarda zatürre aşısı, doktor önerisi doğrultusunda yapılmalıdır.
Sağlıklı Yaşam Alışkanlıkları
Düzenli egzersiz, dengeli beslenme ve ideal kilonun korunması astım kontrolünü olumlu etkiler. Aşırı kilo, solunum yükünü artırabilir.
Astım ile Yaşam Mümkün mü?
Doğru tedavi ve düzenli takip ile astım hastaları spor yapabilir, seyahat edebilir ve normal bir yaşam sürdürebilir. Önemli olan hastalığı tanımak, tetikleyicileri bilmek ve kontrol planına sadık kalmaktır.
İstanbul’da Astım Tedavisi
İstanbul’da astım tedavisi; doğru tanı, düzenli takip ve kişiye özel tedavi planı ile yürütülmelidir. Büyük şehirlerde hava kirliliği, polen yoğunluğu ve stres faktörleri astım semptomlarını artırabilir. Bu nedenle erişkin ve çocuk hastalarda kapsamlı değerlendirme önem taşır.
Astım tedavisinde;
Ayrıntılı solunum fonksiyon testleri
Alerji değerlendirmesi
Tetikleyici analizleri
Basamaklı tedavi planı
uygulanır. Hastalığın şiddeti ve türüne göre inhaler tedavi, biyolojik ajanlar veya alerjik zemini olan hastalarda immünoterapi planlanabilir.
Düzenli kontrol, astımın ilerlemesini önlemek ve atak sıklığını azaltmak açısından belirleyicidir. Özellikle sık atak geçiren, gece uyanmaları olan veya egzersiz sırasında zorlanan hastaların gecikmeden değerlendirilmesi gerekir.
Astım belirtileri yaşıyorsanız, erken tanı ve uygun tedavi planı için uzman değerlendirmesi önemlidir.
Sık Sorulan Sorular
Astım tamamen geçer mi?
Astım kronik bir hastalıktır ve tamamen ortadan kalkması her zaman mümkün değildir. Ancak doğru tedavi, düzenli takip ve tetikleyicilerden korunma ile hastalık büyük oranda kontrol altına alınabilir. Bazı çocukluk çağı astımları zamanla hafifleyebilir.
Astım bulaşıcı mıdır?
Hayır, astım bulaşıcı bir hastalık değildir. Bağışıklık sisteminin aşırı duyarlılığı sonucu gelişir ve kişiden kişiye geçmez.
Astım krizi ne kadar sürer?
Astım atağının süresi hafif vakalarda birkaç dakika ile birkaç saat arasında değişebilir. Şiddetli ataklar ise acil müdahale gerektirebilir. İnhaler ilaçlara yanıt alınmıyorsa gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Astım hastaları spor yapabilir mi?
Evet. Astım kontrol altında olduğu sürece spor yapılabilir. Hatta düzenli ve kontrollü egzersiz akciğer kapasitesini artırabilir. Egzersize bağlı astımı olan kişilerde önleyici tedavi planı yapılmalıdır.
Astım ile KOAH arasındaki fark nedir?
Astım genellikle alerjik mekanizmaya bağlı ve geri dönüşümlü hava yolu daralması ile seyreder. KOAH ise çoğunlukla sigara kullanımına bağlı gelişir ve hava yolu daralması kalıcıdır. Tanı için solunum fonksiyon testleri gereklidir.
Astım ilaçları bağımlılık yapar mı?
Hayır. Astım tedavisinde kullanılan inhaler ilaçlar bağımlılık yapmaz. Bu ilaçlar hava yolu iltihabını kontrol altına almak için düzenli kullanılır.
Astım hamilelikte riskli midir?
Kontrolsüz astım hem anne hem bebek için risk oluşturabilir. Ancak düzenli takip ve uygun tedavi ile hamilelik süreci güvenli şekilde geçirilebilir.
Astım atakları nasıl önlenir?
Düzenli kontrol edici ilaç kullanımı, tetikleyicilerden uzak durma ve doktor kontrollerinin aksatılmaması atak riskini azaltır.
Sonuç
Astım, kronik bir solunum yolu hastalığı olmakla birlikte doğru tanı, düzenli takip ve uygun tedavi ile büyük oranda kontrol altına alınabilir. Nefes darlığı, hırıltılı solunum ve tekrarlayan öksürük gibi belirtiler hafife alınmamalı; özellikle gece artan şikâyetler mutlaka değerlendirilmelidir.
Astım tedavisinde amaç yalnızca atakları baskılamak değil, hava yolu iltihabını kontrol altında tutarak uzun vadeli bir hastalık yönetimi sağlamaktır. Basamaklı tedavi yaklaşımı, kişiye özel planlama ve tetikleyicilerden korunma ile hastalar günlük yaşamlarını aktif ve sağlıklı şekilde sürdürebilir.
Astım belirtileri yaşıyorsanız veya mevcut tedaviye rağmen kontrol sağlanamıyorsa, uzman değerlendirmesi geciktirilmemelidir. Erken müdahale, atak riskini azaltmak ve yaşam kalitesini artırmak açısından belirleyicidir.


