Astım ve Obezite

Astım ve Obezite

Besin alerjisi ve atopik dermatit diğer adıyla egzama, bebek ve çocuklarda en sık görülen alerjik deri hastalığı olan bir hastalıktır. Bebeklerde yanaklarda kızarıklık başlar. Daha sonra kulak arkası, boyun kollarda ve bacaklarda özellikle eklem yerlerinde olan kızarıklıklar ve cilt kuruluğu, kafada da konaklanmalar şeklinde kendini gösteren alerjik cilt hastalığıdır.

Obezite sıklığı tüm dünyada son 20 yılda 3 kat artmıştır. Beraberinde son 20 yılda astım sıklığı da artmıştır. Alerjiden bağımsız olarak obez olmak astım geliştirme riskini 2.5 kat arttırır.

Obez olmak astımlı hasta için neden önemli?

Obezitede vücutta aralıksız devam eden düşük dereceli bir yangı vardır. Obez kişilerde bu yangı vücutta enfeksiyon ya da astım gibi uzun süreli hastalıklarda görülen maddelerin yağ dokudan sürekli salgılanmasına bağlı olarak ortaya çıkar. Obez hastalarda zaten var olan bu durum astımla birleştiğinde astımlı kişinin bronşlarındaki yangıyı da arttırır. Astımlı hastaların bronşlarında alerjik yakınmalara neden olan hücreler yüksekken (eozinofil), astımı ve obezitesi olan hastalarda enfeksiyon sırasında artan hücreler (nötrofil) daha belirgin artar. Bunun anlamı daha ağır şikayetlerle giden ve astım ilaçlarına cevabı az olan bir astım tipi gelişmesidir.

Astımlı hastalarda gövdedeki obezite akciğer fonksiyonlarını da da etkiler. Obezitesi ve astımı olanlarda akciğer kapasitesinde ve rezervinde azalma olduğu. Bronşların uç dallarındaki daha küçük hava yollarının kolayca daralabildiği gösterilmiştir.

Obez hastaların diyet alışkanlıklarının daha çok işlenmiş, yağ oranı yüksek ve anti-oksidan(hücre koruyucu) etkisi düşük yiyeceklerden oluşması astım gelişme riskini arttırır. Sebze, meyve ve omega-3’den zengin Akdeniz tipi beslenmenin astımdan koruduğu bilinmektedir.

Obez kişilerde hareketsiz yaşam tarzı ve göbek çevresinde olan yağlanma da astım gelişimi açısından risk oluşturur.

Obezite ile birlikte görülen uyku apnesi (uykuda solunum durması), gastroözefageal reflü ve kalp hastalıkları da astımın ilaçlarla kontrolünü zorlaştırır. Özelikle gastroözefageal reflü ile mide içeriğinin akciğerlere gitmesi astımda zaten var olan bronşlardaki kızarıklık ve hassasiyeti arttırır. Uyku apnesi ise vücuda alınan oksijen miktarının azalmasına yol açar. Obezite, gastroözefageal reflü ve uykuda solunum durması kişi de alerji olamasa bile bronşlarda hasara ve vücuda alınan oksijen miktarının azalmasına bağlı olarak astım geliştirme riskini belirgin arttırır.

Astımlı obez hastalarda %5-10’luk bir kilo kaybı bile astımın daha iyi kontrol edilmesini sağlar. Astımlı obez hastalarda kilo kaybı ile vücutta yangı yaratan hücrelerin ve bronşlardaki hassasiyetin azaldığı gösterilmiştir.Bu nedenlerle astımlı çocuk obezite açısından da mutlaka değerlendirilmelidir. Bu çocuklar hekimlerine danışarak fiziksel aktivitelerini arttırmalı, anti-oksidan(hücre koruyucu) etkisi yüksek besinler tüketmeleri açısından desteklenmelidir.

Önemli Bilgi:

Çocuk Alerji Uzmanları (yeni adıyla Çocuk İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı) doğumdan 18 yaşına kadar görülen astım ve alerjik hastalıklar konusunda özel eğitim alarak Çocuk İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı diploması alan ve aynı zamanda da Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olan doktorlardır.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir