İklim Değişikliği Alerjik Hastalıkları Ve Astımı Artırabilir

İklim Değişikliği Alerjik Hastalıkları Ve Astımı Artırabilir

İklim değişikliği bir çevresel sorun ve halk sağlığımız için ciddi bir sorundur. İklim değişikliği sağlık için büyük bir tehdittir ve bazı hastalıkları tetikleyebilir. Alerji ve Astım Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Akçay iklim değişikliğinin alerjik hastalıklar ve astımda yarattığı riskleri detaylı bir şekilde anlattı.

İklim Değişikliği Hastalıkları Tetikleyebilir

İklim değişikliği; hava kirliliğini, vektör kaynaklı hastalıkları, alerjenleri, su kalitesini, su ve gıda tedarikini, çevresel bozulmayı, aşırı sıcağı ve şiddetli havayı etkileyecektir. Tüm bu değişiklikler sağlık için ciddi bir tehdittir. Yüksek sıcaklıklar sağlıksız hava ve su kirleticilerinin konsantrasyonlarını artırabilir. Bunların yanı sıra, iklim değişikliğinin meydana gelen çevresel sonuçları arasında; ısı dalgaları, yağışlardaki değişiklikler (sel ve kuraklık), daha yoğun fırtınalar ve kötüleşen hava kalitesi yer alıyor. Hava kalitesinin kötü olması özellikle çocuklarda astımı tetikleyici özelliği vardır. Bunun yanı sıra iklim değişikliğinden kaynaklanan diğer durumlar da hem astımın tetiklenmesinde hem de diğer alerjik hastalıkların tetiklenmesinde önemli bir rol oynuyor.

İklim Değişikliğinin Astımlı Kişilere Etkisi

İklim değişikliği, önceden var olan solunum yolu hastalıklarına doğrudan neden olarak veya ağırlaştırarak; solunum yolu hastalıkları için risk faktörlerine maruz kalmayı artırarak solunum sağlığı için büyük bir tehdit oluşturur. Hava kirliliği ayrıca astıma da neden olabilir. İklim değişikliği, astım gibi kronik solunum yolu hastalıklarına neden olabilen ve ağırlaştırabilen su ve hava kirliliğini artırır. İklim değişikliğinden kaynaklanan artan sıcaklıklar, hava yolu iltihabına neden olan ve akciğer dokusuna zarar veren yer seviyesindeki ozonun artmasına neden olur. Zemin seviyesindeki ozonun artması astımla yaşayan insanlar için en zararlı olabilir. Yer seviyesindeki ozon, güneş ışığına maruz kaldığında nitrojen oksit ve organik bileşikler arasındaki kimyasal reaksiyonla oluşur. Bunlar endüstriyel tesislerden, motorlu taşıt egzozlarından ve benzin dumanlarından kaynaklanan emisyonları içerebilir. Yer seviyesindeki ozonun kentsel ortamlarda sıcak ve güneşli günlerde sağlıksız seviyelere ulaşması çok muhtemeldir ve bir tür hava kirliliği olan kentsel kirli hava kirliliğinin önemli bir bileşenidir. Yer seviyesindeki ozona karşı en savunmasız kişiler başta çocuklar olmak üzere; yaşlılar, akciğer hastalığı olan kişiler veya aktif olarak dışarıda olan kişilerdir. Çocuklar, yer seviyesindeki ozon için en büyük risk altındadır ve yetişkinlere göre astım olma olasılığı daha yüksektir. Yer seviyesinde ozon kirliliğindeki sağlıksız ani artışlar, astımlı kişiler için acil servis ziyaretleri ve hastaneye yatış sayısındaki artışa neden olabilir.

İklim Değişikliğinin Alerjisi Olan Kişilere Etkisi

İklim değişikliğinden kaynaklanan daha yüksek sıcaklıklar, çiçeklerin daha erken çiçek açmasına ve yayılan karbondioksit miktarının artmasına neden olur. Sıcaklıktaki bu değişiklikler havadaki polen miktarında artışa, havadaki alerjenlerin gücünde ve alerji semptomlarında artışa neden olur. Daha güçlü miktarlarda polen ve küfe maruz kalmak, şu anda alerjisi olmayan kişilerin bile alerjik semptomlar geliştirmesine neden olabilir. İklim değişikliği, alerjen üreten bazı bitkilerin yeni alanlara taşınmasına neden olur ve rüzgarlar, çeşitli uzaklıktaki bölgelere de polen taşıyabilir.  Sıcak hava özellikle alerjiye neden olan bazı polenlerin daha uzun süre etrafta dolanmasına neden olabilir.

Daha fazla polen, alerjik olmayan farklı hastalıklara da neden olabilir. Örneğin yakup otu daha reaktif oksijen türleri (ROS) ürettiğinden, alerjik astım, alerjik rinit veya konjunktiviti olmayan kişilerde bile üst ve alt solunum yolu semptomlarına yol açan iltihap oluşturabilir.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir