Bebeğinizin ilk yılında yaptığınız beslenme tercihleri, sandığınızdan çok daha büyük bir etki yaratır. 0–12 ay bebek beslenmesi; ilk 6 ay yalnızca anne sütü, ardından doğru zamanda ek gıdaya geçiş ve aylara göre besin çeşitliliğinin artırılması üzerine kuruludur. Bu süreçte yapılan hatalar, sindirim sistemi gelişimi, immün tolerans ve alerji riskini doğrudan etkileyebilir.

0–6 Ay Bebek Beslenmesi

İlk 6 ayda bebek beslenmesinin temeli anne sütüdür. Bu dönemde sindirim sistemi gelişimi henüz tam olgunlaşmadığı için bebeğin ihtiyacı olan tüm besin öğeleri anne sütü ile karşılanır. Aynı zamanda anne sütü, bağışıklık sistemini destekler ve bağırsak mikrobiyotasının sağlıklı şekilde oluşmasına katkı sağlar.

Büyük ihtimalle siz de bunu yaşıyorsunuz: bebeğiniz sık emmek istiyor ve bu durum çoğu zaman “sütüm yetmiyor mu?” sorusunu akla getiriyor. Bu durum düşündüğünüzden farklı olabilir. Sık emme her zaman açlık anlamına gelmez; büyüme atakları ve güven ihtiyacı da bu davranışı artırabilir.

İlk 6 ay boyunca su dahil olmak üzere ek gıda verilmesine genellikle gerek yoktur. Anne sütü, hem besin hem de sıvı ihtiyacını karşılar. Erken dönemde verilen ek gıdalar ise bağırsak bariyeri tam gelişmeden vücuda girdiği için alerjik reaksiyon riskini artırabilir.

Bu dönemde dikkat edilmesi gereken temel noktalar:

  • Sadece anne sütü ile beslenme
  • Gereksiz ek gıda ve su verilmemesi
  • Bebeğin açlık ve tokluk sinyallerinin doğru yorumlanması

Ancak kilo alımı yetersizse, emme problemi varsa veya özel bir durum söz konusuysa süreç mutlaka bireysel değerlendirilmelidir. Bu nedenle uzman hekim değerlendirmesi önerilir.

6. Ay: Ek Gıdaya Geçiş

Ek gıdaya geçiş genellikle 6. ay civarında başlar, ancak burada belirleyici olan yalnızca takvim değildir. Bebeğin başını dik tutabilmesi, destekle oturabilmesi ve yiyeceklere ilgi göstermesi bu sürecin başlaması için en önemli işaretlerdir. Çoğu ebeveyn bu detayı atlıyor ve sadece ay dolduğu için başlıyor.

Büyük ihtimalle siz de bunu yaşıyorsunuz: “Artık başlamalı mıyım?”
Bu durum düşündüğünüzden farklı olabilir. Çünkü erken ya da geç başlamak kadar, nasıl başlandığı da sürecin gidişatını belirler.

Ek gıdaya geçişte en doğru yaklaşım yavaş ve kontrollü ilerlemektir. İlk günlerde çok küçük miktarlar yeterlidir ve aynı besin birkaç gün boyunca verilerek bebeğin tepkisi gözlemlenmelidir. Bu sayede hem sindirim sistemi gelişimi desteklenir hem de olası bir alerjik reaksiyon daha net fark edilir.

Başlangıçta tercih edilebilecek temel gıdalar şunlardır:

  • Yoğurt
  • Sebze püreleri (kabak, havuç gibi)
  • Meyve püreleri (elma, armut gibi)

Burada önemli olan hızlı çeşitlendirme değil, dengeli ilerlemedir. Bu dönemde bağırsak mikrobiyotası şekillenmeye başlar ve verilen her yeni besin, bağışıklık sistemi üzerinde etkili olur.

Sandığınızdan farklı olabilir: alerjen tanıtımı artık geciktirilmez. Yumurta ve süt ürünleri gibi gıdalar, uygun zamanda ve kontrollü şekilde verildiğinde immün tolerans gelişimine katkı sağlayabilir. Ancak özellikle alerji riski olan bebeklerde bu süreç dikkatle yönetilmelidir.

Ek gıdaya geçişte yapılan en yaygın hatalar:

  • Aynı anda birden fazla yeni gıda başlamak
  • Süreci hızlı ilerletmek
  • Bebeği zorla beslemek

Bu hatalar çoğu zaman iyi niyetle yapılır ancak süreci zorlaştırabilir.

7–8 Ay Bebek Beslenmesi

Bu dönemde bebek, ek gıdalara daha iyi uyum sağlar ve beslenme süreci daha çeşitlenmiş hale gelir. Anne sütü hâlâ temel besin kaynağıdır ancak artık ek gıdalar da günlük beslenmenin önemli bir parçası olur. Sindirim sistemi gelişimi ilerlediği için daha farklı gıdalar denenebilir.

Büyük ihtimalle siz de bunu yaşıyorsunuz: “Her şeyi verebilir miyim artık?”
Bu durum düşündüğünüzden farklı olabilir. Çünkü çeşitlilik artarken kontrol kaybedilmemelidir.

7–8 ay döneminde beslenme artık sadece pürelerle sınırlı kalmaz. Daha taneli, ezilmiş ve yumuşak parçalı gıdalara geçiş yapılabilir. Bu geçiş, bebeğin çiğneme ve yutma becerilerinin gelişimi açısından oldukça önemlidir.

Bu dönemde beslenmeye eklenebilecek gıdalar:

  • Sebze ve meyve çeşitleri artırılabilir
  • Yoğurt ve ev yapımı çorbalar verilebilir
  • İyi pişmiş yumurta (özellikle sarısı) başlanabilir
  • Kıymalı veya sebzeli karışımlar denenebilir

Ancak burada kritik olan nokta şudur: Her yeni gıda yine kontrollü şekilde ve tek tek verilmelidir. Çoğu ebeveyn bu aşamada hızlanır ve bu durum, sindirim sorunlarına veya fark edilmeyen alerjik reaksiyonlara yol açabilir.

Besin çeşitliliğinin artması, bağırsak mikrobiyotası üzerinde olumlu etki yaratır. Aynı zamanda farklı besinlerle erken tanışmak, immün tolerans gelişimini destekleyebilir.

Bu dönemde sık karşılaşılan bir durum da besin reddidir. Bebeğin bazı gıdaları istememesi normaldir. Zorlamak yerine farklı zamanlarda tekrar denemek daha sağlıklı bir yaklaşımdır.

9–10 Ay Bebek Beslenmesi

Bu dönemde bebek artık sofraya daha fazla yaklaşır. Ek gıdalar ana beslenmenin önemli bir parçası haline gelirken anne sütü desteği devam eder. Sindirim sistemi gelişimi belirgin şekilde ilerlediği için daha geniş bir besin yelpazesi denenebilir.

Büyük ihtimalle siz de bunu yaşıyorsunuz: “Artık bizim yediğimizden verebilir miyim?”
Bu durum düşündüğünüzden farklı olabilir. Çünkü içerik değil, hazırlama şekli bu aşamada en kritik faktördür.

9–10 ay döneminde bebekler daha pütürlü ve parçalı gıdaları tolere edebilir. Eline alıp yiyebileceği yumuşak gıdalar (finger food) bu dönemde denenebilir. Bu yaklaşım hem motor gelişimi destekler hem de bebeğin yemekle daha sağlıklı bir ilişki kurmasına yardımcı olur.

Bu dönemde beslenmeye eklenebilecek gıdalar:

  • İyi pişmiş sebze ve meyve parçaları
  • Ev yemeklerinin tuzsuz ve baharatsız versiyonları
  • Yoğurt, peynir gibi süt ürünleri
  • Yumurta ve iyi pişmiş et ürünleri

Çoğu ebeveyn bu aşamada önemli bir hataya düşer:
Aşırı püreye devam etmek.

Bu durum, çiğneme becerisinin gelişimini geciktirebilir ve ilerleyen aylarda yemek seçme problemlerine zemin hazırlayabilir.

Sandığınızdan farklı olabilir:
Bu dönemde bebeğin kendi kendine yemesine izin vermek, ortalığın kirlenmesinden daha önemlidir. Çünkü bu süreç, hem bağımsızlık hem de iştah kontrolü açısından kritik bir adımdır.

Besin çeşitliliği arttıkça bağışıklık sistemi de farklı besinlerle tanışır. Bu durum immün tolerans gelişimi açısından değerlidir. Ancak yeni gıdalar hâlâ dikkatle ve gözlem yapılarak verilmelidir.

11–12 Ay Bebek Beslenmesi

Bu dönemde bebek artık aile sofrasına büyük ölçüde uyum sağlar. Ek gıdalar ana beslenmenin temelini oluştururken anne sütü desteği devam edebilir. Sindirim sistemi gelişimi bu aylarda daha olgun hale gelir ve bebek, farklı dokudaki gıdaları daha rahat tolere eder.

Büyük ihtimalle siz de bunu yaşıyorsunuz: “Artık tamamen bizim yediğimiz gibi beslenebilir mi?”
Bu durum düşündüğünüzden farklı olabilir. Çünkü içerikten çok hazırlama şekli ve denge bu aşamada belirleyicidir.

11–12 ay döneminde bebek, ev yemeklerinin büyük bir kısmını tüketebilir. Ancak bu gıdaların tuzsuz, baharatsız ve uygun kıvamda hazırlanması gerekir. Bu süreçte bebeğin kendi kendine yemek yemesine fırsat tanımak, hem motor gelişimi hem de iştah kontrolü açısından oldukça önemlidir.

Bu dönemde beslenmeye dahil edilebilecek temel gıdalar:

  • Sebze ve meyvelerin daha geniş çeşitleri
  • Yumurta, yoğurt ve peynir gibi protein kaynakları
  • İyi pişmiş et, tavuk ve balık
  • Tam tahıllar ve ev yemekleri

Çoğu ebeveyn bu aşamada fark etmeden iki önemli hata yapar. İlki, bebeğin iştahına güvenmemek ve zorla beslemeye devam etmektir. İkincisi ise şekerli ve paketli gıdaları erken dönemde tanıtmaktır.

Bu hatalar, ilerleyen dönemde beslenme alışkanlıklarını doğrudan etkileyebilir. Özellikle erken şeker tüketimi, hem iştah düzenini hem de bağırsak mikrobiyotasını olumsuz yönde etkileyebilir.

Sandığınızdan farklı olabilir:
Bu dönemde amaç daha fazla yemek yedirmek değil, sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırmaktır.

Besin çeşitliliğinin artırılması, bağışıklık sistemi ve immün tolerans gelişimi açısından önemlidir. Ancak yeni gıdalar hâlâ dikkatle gözlemlenmeli ve olası alerjik reaksiyonlar açısından takip edilmelidir.

Aylara Göre Bebek Beslenmesinde En Sık Yapılan Hatalar

Bu bölüm sandığınızdan daha önemli.
Çünkü çoğu ebeveyn doğru yaptığını düşünürken aslında aynı hataları tekrar ediyor.

Büyük ihtimalle siz de bunlardan en az birini yapıyorsunuz.

İlk hata, ek gıdaya erken başlamaktır. Sindirim sistemi gelişimi tamamlanmadan verilen besinler, gaz, huzursuzluk ve alerjik reaksiyon riskini artırabilir. Bunun tam tersi de sık görülür: ek gıdaya geç başlamak. Bu durumda ise besin çeşitliliği gecikir ve immün tolerans gelişimi olumsuz etkilenebilir.

Bir diğer yaygın hata tek tip beslenmedir. Sürekli aynı gıdaların verilmesi, hem bağırsak mikrobiyotasının çeşitlenmesini engeller hem de bebeğin farklı tatlara alışmasını zorlaştırır. Bu durum ilerleyen aylarda yemek seçme problemlerine zemin hazırlayabilir.

Alerjenleri geç tanıtmak da sık yapılan hatalardan biridir. Sandığınızdan farklı olabilir: bazı alerjenlerin doğru zamanda verilmesi, bağışıklık sisteminin bu besinlere karşı tolerans geliştirmesine yardımcı olabilir. Geciktirmek her zaman koruyucu değildir.

Şekerli ve paketli gıdaların erken dönemde verilmesi de önemli bir problemdir. Bu tür besinler, bebeğin doğal tat algısını bozabilir ve sağlıklı besinlere karşı isteksizlik oluşturabilir.

Zorla besleme ise çoğu ebeveynin fark etmeden yaptığı bir başka kritik hatadır. Bebeğin açlık ve tokluk sinyallerini göz ardı etmek, ilerleyen dönemde iştah problemlerine ve yemekle olumsuz bir ilişki kurulmasına neden olabilir.

En sık yapılan hataları özetlemek gerekirse:

  • Erken veya geç ek gıdaya başlamak
  • Tek tip beslenmeye yönelmek
  • Alerjen tanıtımını geciktirmek
  • Şekerli ve paketli gıdalar vermek
  • Bebeği zorla beslemek

Bu hatalar küçük gibi görünse de etkileri uzun vadede ortaya çıkar. Tekrarlıyorsa dikkat etmek gerekir.

Bebeklerde Besin Alerjisi ve Ek Gıda İlişkisi

Ek gıdaya geçiş süreci, sadece beslenme değil aynı zamanda bağışıklık sisteminin şekillendiği kritik bir dönemdir. Bu süreçte verilen her yeni besin, bebeğin immün sistemi tarafından tanınır ve buna karşı bir yanıt geliştirilir.

Büyük ihtimalle siz de bunu yaşıyorsunuz: “Acaba bu besin alerji yapar mı?”
Bu durum düşündüğünüzden farklı olabilir. Çünkü her yeni besin potansiyel bir risk değil, aynı zamanda immün tolerans gelişimi için bir fırsattır.

Besin alerjisi, bağışıklık sisteminin bazı gıdalara karşı aşırı tepki vermesiyle ortaya çıkar. En sık karşılaşılan alerjenler arasında süt, yumurta, fıstık, buğday ve balık yer alır. Ancak bu gıdaların tamamen geciktirilmesi, her zaman koruyucu değildir.

Güncel yaklaşımda, uygun zamanda ve kontrollü şekilde yapılan alerjen tanıtımı, bağışıklık sisteminin bu besinleri “zararsız” olarak tanımasına yardımcı olabilir. Bu süreç, immün tolerans gelişimi açısından oldukça önemlidir.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, gözlemdir. Yeni bir besin verildiğinde bebeğin verdiği tepkiler dikkatle takip edilmelidir. Olası bir alerjik reaksiyon şu belirtilerle ortaya çıkabilir:

  • Ciltte kızarıklık veya döküntü
  • Kusma veya ishal
  • Yüz, dudak veya göz çevresinde şişlik
  • Nefes almada zorlanma (nadir ama önemli)

Çoğu ebeveyn bu belirtileri hafif sanabilir. Ancak tekrarlayan veya şiddetli reaksiyonlarda mutlaka dikkatli olunmalıdır.

Sandığınızdan farklı olabilir:
Alerji riskini tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir, ancak doğru zamanlama ve doğru yaklaşım ile bu risk yönetilebilir.

Bu nedenle özellikle egzama, ailede alerji öyküsü veya daha önce reaksiyon gelişmiş bebeklerde süreç daha dikkatli planlanmalıdır.
Bu noktada uzman hekim değerlendirmesi önerilir.

Hangi Gıdalar Ne Zaman Verilmeli?

Bu soru neredeyse her ebeveynin aklında: “Hangi ayda ne vermeliyim?”
Büyük ihtimalle siz de net bir liste arıyorsunuz.

Ama sandığınızdan farklı olabilir.
Burada önemli olan sadece liste değil, zamanlama + sıralama + gözlem üçlüsüdür.

Yine de genel bir çerçeve, süreci doğru yönetmek için oldukça faydalıdır.

0–12 Ay Bebek Beslenme Tablosu

  • 0–6 ay: Sadece anne sütü
  • 6. ay: Yoğurt, sebze ve meyve püreleri ile başlangıç
  • 7–8 ay: Yumurta sarısı, çorbalar, tahıllar
  • 9–10 ay: Ev yemekleri (tuzsuz), yumuşak parçalı gıdalar
  • 11–12 ay: Aile sofrasına geçiş (uygun hazırlanmış)

Bu tablo, en sık kullanılan ve genel kabul gören bir rehberdir. Ancak her bebeğin gelişimi farklıdır.

Bazı temel gıdaların verilme zamanları ise genellikle şu şekildedir:

  • Yoğurt → 6. ay civarında başlanabilir
  • Yumurta → 7. aydan itibaren iyi pişmiş olarak verilebilir
  • Et ve tavuk → 7–8. ayda başlanabilir
  • Balık → 8–9. ayda kontrollü şekilde denenebilir
  • Bal → 1 yaşından önce verilmemelidir

Çoğu ebeveyn bu detayı atlıyor:
Her gıdanın doğru zamanda verilmesi kadar, nasıl verildiği ve nasıl takip edildiği de en az onun kadar önemlidir.

Sandığınızdan farklı olabilir:
Besin çeşitliliğini artırmak sadece doyurmak için değil, bağışıklık sistemi eğitimi için de gereklidir.

Farklı besinlerle tanışan bir bebekte:

  • Bağırsak mikrobiyotası daha dengeli gelişir
  • İmmün tolerans desteklenir
  • Alerjik hastalıklara karşı adaptasyon gelişebilir

Ancak bu süreç aceleye getirilmemelidir.

Unutulmaması gereken en önemli nokta şu:
Bu tablo bir rehberdir, kesin kural değildir.

Her bebek farklıdır.
Bazı bebekler daha hızlı adapte olurken, bazıları daha hassas ilerleyebilir.

Bu nedenle özellikle alerji riski olan veya beslenme sürecinde zorlanan bebeklerde, doğru planlama için uzman hekim değerlendirmesi önerilir.

Ek Gıdaya Geçişte Alerji Riski Nasıl Yönetilir?

Ek gıdaya geçişte en çok endişe yaratan konulardan biri alerjidir.
Büyük ihtimalle siz de “Acaba bu besin alerji yapar mı?” diye düşünüyorsunuz.

Bu durum düşündüğünüzden farklı olabilir. Çünkü amaç sadece alerjiden kaçınmak değil, aynı zamanda bağışıklık sisteminin doğru şekilde öğrenmesini sağlamaktır.

Yeni bir besin verildiğinde temel yaklaşım basittir: tek tek ve kontrollü ilerlemek. Aynı besin birkaç gün boyunca verildiğinde, ortaya çıkabilecek bir alerjik reaksiyon daha net şekilde fark edilir. Bu yöntem, karışıklığı önler ve süreci güvenli hale getirir.

Alerji riskini yönetirken dikkat edilmesi gereken temel noktalar:

  • Yeni gıdaları tek tek başlamak
  • Aynı gün birden fazla yeni besin denememek
  • İlk denemeleri gündüz saatlerinde yapmak
  • Reaksiyonları dikkatle gözlemlemek

Çoğu ebeveyn bu detayı atlıyor. Reaksiyonların her zaman hemen ortaya çıkmasını bekler. Oysa bazı belirtiler saatler sonra gelişebilir.

Alerjik reaksiyonlar genellikle ciltte kızarıklık, döküntü, kusma veya ishal gibi belirtilerle kendini gösterir. Nadiren daha ciddi belirtiler görülebilir. Bu nedenle özellikle ilk denemelerde dikkatli olmak önemlidir.

Sandığınızdan farklı olabilir:
Alerjenleri tamamen geciktirmek her zaman koruyucu değildir. Doğru zamanda ve uygun şekilde yapılan alerjen tanıtımı, immün tolerans gelişimini destekleyebilir.

Ancak riskli bebeklerde (örneğin egzama olanlar veya ailede alerji öyküsü bulunanlar) süreç mutlaka daha kontrollü ilerletilmelidir. Bu noktada bireysel planlama önemlidir ve uzman hekim değerlendirmesi önerilir.

Anne Sütü Alan Bebekte Ek Gıda Nasıl Başlanır?

Anne sütü alan bebeklerde ek gıdaya geçiş, tamamen farklı bir süreç değildir ancak bazı önemli noktalar vardır. Anne sütü bu dönemde de temel besin olmaya devam eder ve ek gıdalar tamamlayıcı rol üstlenir.

Büyük ihtimalle siz de bunu yaşıyorsunuz: “Ek gıdaya başladım ama süt azalır mı?”
Bu durum düşündüğünüzden farklı olabilir. Doğru ilerlenirse anne sütü kesilmez, aksine birlikte dengeli şekilde devam eder.

Ek gıdaya geçişte temel prensip, anne sütünün yerine geçmek değil, onu desteklemektir. Bu nedenle başlangıçta miktarlar küçük tutulur ve bebeğin ana besini hâlâ süt olmaya devam eder.

Burada yapılan en sık hata, ek gıdaya başlar başlamaz porsiyonları artırmak ve anne sütünü geri plana atmaktır. Bu durum hem sindirim sistemi gelişimini zorlayabilir hem de beslenme dengesini bozabilir.

Doğru yaklaşım, bebeğin hızına göre ilerlemek ve anne sütü ile ek gıdayı birlikte dengeli şekilde sürdürmektir.

Bebeklerde Besin Reddi Neden Olur?

Bebeklerin bazı gıdaları reddetmesi oldukça yaygındır. Bu durum çoğu zaman ebeveynleri endişelendirir ancak genellikle normal bir gelişim sürecidir.

Büyük ihtimalle siz de bunu yaşıyorsunuz: “Dün yediği şeyi bugün neden yemiyor?”
Bu durum düşündüğünüzden farklı olabilir.

Besin reddinin en yaygın nedenleri arasında yeni tatlara alışma süreci, diş çıkarma dönemi, hastalık veya basit bir isteksizlik yer alır. Bebeğin her öğünde aynı iştahla yemesini beklemek gerçekçi değildir.

Bu noktada yapılan en büyük hata zorlamaktır. Zorla besleme, kısa vadede işe yarıyor gibi görünse de uzun vadede yemekle olumsuz bir ilişki kurulmasına neden olabilir.

Daha sağlıklı yaklaşım:

  • Aynı besini farklı zamanlarda tekrar denemek
  • Bebeğin açlık ve tokluk sinyallerine saygı duymak
  • Öğünleri stresli hale getirmemek

Çoğu ebeveyn bu detayı fark etmez. Beslenme sadece miktar değil, aynı zamanda davranışsal bir süreçtir.

Sık Sorulan Sorular

6 aylık bebek ne yer?

6 aylık bebekte ek gıdaya yoğurt, sebze ve meyve püreleri ile başlanabilir. Başlangıçta küçük miktarlar tercih edilmeli ve her yeni besin tek tek verilmelidir.

Ek gıdaya ne zaman başlanır?

Ek gıdaya genellikle 6. ay civarında başlanır ancak bebeğin gelişimsel olarak hazır olması belirleyicidir.

Bebeklere yoğurt ne zaman verilir?

Yoğurt genellikle 6. ayda başlanabilen ilk gıdalardan biridir ve sindirimi kolay olduğu için sık tercih edilir.

Hangi gıdalar alerji yapar?

Süt, yumurta, fıstık, buğday ve balık en sık alerji yapan gıdalar arasında yer alır ancak her bebekte farklılık gösterebilir.

Bebek neden yemek yemez?

Besin reddi genellikle geçicidir ve yeni tatlara alışma süreci ile ilgilidir. Zorlamak yerine sabırlı olmak gerekir.

Ek gıdaya geçince anne sütü kesilir mi?

Hayır, ek gıdaya geçişte anne sütü devam eder ve temel besin kaynağı olmaya devam eder.

Bebeklere su ne zaman verilir?

Su genellikle ek gıdaya geçişle birlikte, yani 6. aydan sonra verilmeye başlanabilir.

Bebeklerde alerji nasıl anlaşılır?

Ciltte döküntü, kusma, ishal veya şişlik gibi belirtiler alerjik reaksiyon göstergesi olabilir.

Yumurta bebeklere ne zaman verilir?

Yumurta genellikle 7. aydan itibaren iyi pişmiş şekilde başlanabilir.

Bebeklere bal ne zaman verilir?

Bal 1 yaşından önce kesinlikle verilmemelidir.

Sonuç

Aylara göre bebek beslenmesi, sadece hangi gıdanın ne zaman verileceğinden ibaret değildir. Bu süreç, sindirim sistemi gelişimi, bağırsak mikrobiyotası ve bağışıklık sistemi üzerinde doğrudan etkili olan çok yönlü bir gelişim dönemidir.

Her bebek farklıdır ve aynı beslenme planı her bebek için uygun olmayabilir. Bu nedenle süreç boyunca bebeğin verdiği sinyaller dikkatle takip edilmelidir.

Alerji ve beslenme süreci her bebekte farklı ilerler. Bu nedenle doğru değerlendirme ve yönetim için uzman hekim değerlendirmesi önerilir.