Alerji, bağışıklık sisteminin polen, ev tozu, bazı besinler, ilaçlar veya hayvan tüyleri gibi normalde zararsız olan maddelere karşı aşırı ve hatalı tepki vermesidir. Bu tepki sonucunda burun akıntısı, kaşıntı, göz yaşarması, döküntü, nefes darlığı veya ciddi durumlarda anafilaksi gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

Bağışıklık sistemimiz normalde bizi virüs ve bakterilere karşı korur. Ancak alerjide sistem, zararsız bir maddeyi “tehlikeli” olarak algılar ve IgE adı verilen antikorları üretir. Bu süreçte mast hücrelerinden histamin salınır ve belirtiler başlar.

Kısaca söylemek gerekirse:

Alerji, bağışıklık sisteminin yanlış alarm vermesidir.

İstanbul’da Alerji Tanı ve Tedavisi

İstanbul Alerji olarak alerjik hastalıkların tanı ve tedavisinde bilimsel ve kişiye özel yaklaşımlar uyguluyoruz. Alerji testleri Moleküler alerji tanısı Alerji aşısı (immünoterapi) Çocuk ve yetişkin alerji değerlendirmesi Alerji belirtileriniz varsa erken tanı için değerlendirme önemlidir.

Alerji Vücutta Nasıl Oluşur?

Alerjik reaksiyon iki aşamada gelişir:

1. Duyarlanma Dönemi

Kişi ilk kez alerjenle karşılaştığında genellikle belirti oluşmaz. Ancak bağışıklık sistemi o maddeye karşı IgE antikoru üretir.

2. Reaksiyon Dönemi

Aynı alerjenle tekrar karşılaşıldığında IgE antikorları mast hücrelerini tetikler ve histamin salınır. İşte bu aşamada:

  • Hapşırık
  • Kaşıntı
  • Burun akıntısı
  • Cilt döküntüsü
  • Nefes darlığı

gibi belirtiler ortaya çıkar.

Alerji ile İntolerans Aynı Şey mi?

Hayır.

  • Alerji, bağışıklık sistemi kaynaklıdır.
  • İntolerans, sindirim sistemi ile ilgilidir.

Örneğin laktoz intoleransında bağışıklık sistemi devreye girmez.
Ama süt alerjisinde IgE aracılı reaksiyon oluşur ve ciddi tablolar gelişebilir.

Bu ayrımı doğru yapmak hayati önem taşır.

Alerji Neden Olur?

Alerji tek bir nedene bağlı gelişmez. Genetik yatkınlık, çevresel faktörler ve bağışıklık sisteminin gelişim süreci birlikte rol oynar. Son yıllarda özellikle büyük şehirlerde alerjik hastalıkların artması, çevresel etkenlerin ne kadar belirleyici olduğunu göstermektedir.

Alerjinin oluşumunda üç temel mekanizma vardır:

  1. Genetik yatkınlık (Atopi)
  2. Çevresel maruziyet
  3. Bağışıklık sisteminin yanlış yönlendirilmesi

1. Genetik Yatkınlık (Atopi)

Alerjik hastalıklar kalıtsal eğilim gösterir.

  • Anne veya babadan birinde alerji varsa çocukta görülme riski %30–50
  • Her iki ebeveynde de varsa risk %60–80

Bu yatkınlığa “atopi” denir.

Atopik bireylerin bağışıklık sistemi, çevresel alerjenlere karşı IgE üretmeye daha eğilimlidir. Bu nedenle aynı ortama maruz kalan iki kişiden biri alerji geliştirirken diğeri geliştirmeyebilir.

Ancak genetik yatkınlık tek başına yeterli değildir. Çevresel faktörler bu yatkınlığı tetikler.

2. Çevresel Faktörler

Modern yaşam tarzı alerji artışında önemli rol oynamaktadır.

Şehirleşme ve Hava Kirliliği

Egzoz gazları ve partikül maddeler:

  • Solunum yollarını tahriş eder
  • Alerjenlerin daha derine inmesini sağlar
  • Bağışıklık sistemini inflamasyona yatkın hale getirir

Bu nedenle büyük şehirlerde alerjik rinit ve astım daha sık görülür.

Ev İçi Yaşam

  • Kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması
  • Ev tozu akarlarına maruziyet
  • Küf oluşumu
  • Halı, peluş oyuncak ve tekstil ürünleri

Alerjen yükünü artırmaktadır.

Beslenme ve İşlenmiş Gıdalar

Bağırsak mikrobiyotası bağışıklık sisteminin eğitilmesinde kritik rol oynar.
Yüksek şekerli, işlenmiş ve katkı maddesi içeren beslenme düzeni:

  • Mikrobiyota çeşitliliğini azaltır
  • Bağışıklık sisteminin tolerans geliştirmesini zorlaştırır

3. Hijyen Hipotezi

Son 30 yılda en çok tartışılan teorilerden biridir.

Bu hipoteze göre:

Aşırı steril ortamlarda büyüyen çocuklar, erken yaşta mikroplarla yeterince karşılaşmaz. Bağışıklık sistemi yeterince “eğitilemediği” için zararsız maddelere karşı aşırı tepki verir.

Kırsal bölgelerde büyüyen çocuklarda alerjinin daha az görülmesi bu görüşü desteklemektedir.

4. İklim Değişikliği ve Polen Süresi

İklim değişikliği nedeniyle:

  • Polen mevsimi uzamaktadır
  • Polen yoğunluğu artmaktadır
  • Yeni bitki türleri yayılmaktadır

Bu durum özellikle bahar alerjilerinin daha uzun sürmesine neden olmaktadır.

5. Bağışıklık Sisteminin Yanlış Programlanması

Normalde bağışıklık sistemi iki tip yanıt arasında denge kurar:

  • Th1 yanıtı (mikroplara karşı)

  • Th2 yanıtı (alerjik yanıt)

Alerjik bireylerde Th2 yanıtı baskındır. Bu da IgE üretimini artırır ve alerjik hastalık zeminini oluşturur.

Alerjik Yürüyüş (Allergic March) Nedir?

Alerjik hastalıklar genellikle belirli bir sırayla ilerler:

  1. Bebeklikte egzama
  2. Gıda alerjisi
  3. Alerjik rinit
  4. Astım

Bu sürece “alerjik yürüyüş” denir.

Erken dönemde doğru müdahale edilmezse hastalık spektrumu genişleyebilir.

Alerji Belirtileri Nelerdir?

Alerji belirtileri, bağışıklık sisteminin hangi organda reaksiyon oluşturduğuna bağlı olarak değişir. Solunum yolları, cilt, sindirim sistemi ve nadiren dolaşım sistemi etkilenebilir.

En sık görülen alerji belirtileri şunlardır:

  • Ardışık hapşırık nöbetleri
  • Şeffaf, su gibi burun akıntısı
  • Burun ve geniz kaşıntısı
  • Gözlerde kızarıklık ve sulanma
  • Ciltte kaşıntılı döküntüler
  • Dudak, göz çevresi veya dilde şişlik
  • Nefes darlığı ve göğüste sıkışma
  • Ani tansiyon düşmesi (anafilaksi)

Belirtiler hafif bir rahatsızlıktan, hayati risk oluşturan tabloya kadar değişebilir.

1. Solunum Sistemi Belirtileri

Solunum yolu alerjileri en sık görülen alerji türüdür.

Alerjik Rinit (Bahar Alerjisi / Ev Tozu Alerjisi)

Belirtiler:

  • Art arda hapşırma
  • Şeffaf burun akıntısı
  • Burun tıkanıklığı
  • Burun kaşıntısı
  • Gözlerde sulanma ve kızarıklık

Genellikle sabahları artar veya polen mevsiminde belirginleşir.

Soğuk algınlığından farkı:

  • Ateş yoktur
  • Burun akıntısı su gibidir
  • Kaşıntı belirgindir

Alerjik Astım

Alerjenler alt solunum yollarına ulaştığında bronşlarda daralma oluşur.

Belirtiler:

  • Nefes darlığı
  • Göğüste sıkışma hissi
  • Hırıltılı solunum
  • Özellikle geceleri artan kuru öksürük

Alerjik astım tedavi edilmezse yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürür.

2. Cilt Belirtileri

Cilt, alerjik reaksiyonların en hızlı ortaya çıktığı organdır.

Ürtiker (Kurdeşen)

  • Ani başlayan
  • Yer değiştiren
  • Kaşıntılı kabarık plaklar

Genellikle birkaç saat içinde kaybolur ancak tekrarlayabilir.

Anjioödem

  • Dudaklarda
  • Göz çevresinde
  • Dil veya boğazda

oluşan ani şişliktir.

Solunum yolunu etkilerse acil müdahale gerekir.

Atopik Dermatit (Egzama)

  • Yoğun kaşıntı
  • Cilt kuruluğu
  • Tekrarlayan alevlenmeler

Genellikle çocukluk çağında başlar.

3. Sindirim Sistemi Belirtileri

Özellikle gıda alerjilerinde görülür.

  • Ağız içinde kaşıntı
  • Dil ve dudakta karıncalanma
  • Karın ağrısı
  • Kusma
  • İshal

Belirtiler genellikle gıda alımından dakikalar sonra başlar.

4. Anafilaksi (Alerjinin En Ciddi Formu)

Anafilaksi, alerjik reaksiyonun sistemik ve hayati tehlike oluşturan şeklidir.

Belirtiler:

  • Ani tansiyon düşmesi
  • Nefes darlığı
  • Boğazda şişme
  • Baş dönmesi
  • Bilinç kaybı

Bu durum acil müdahale gerektirir.

Alerjik Yürüyüş ve Belirti Değişimi

Alerjik hastalıklar yaşa göre farklı belirtilerle ortaya çıkabilir:

  • Bebeklik: Egzama
  • Çocukluk: Gıda alerjisi
  • Okul çağı: Alerjik rinit
  • Ergenlik / Yetişkinlik: Astım

Bu nedenle erken tanı önemlidir.

Alerji Türleri Nelerdir?

Alerjiler, vücudun hangi alerjene karşı tepki verdiğine ve hangi organ sisteminin etkilendiğine göre farklı gruplara ayrılır. Aynı kişide birden fazla alerji türü bir arada görülebilir.

En sık karşılaşılan alerji türleri şunlardır:

  • Polen alerjisi
  • Ev tozu akarı alerjisi
  • Küf mantarı alerjisi
  • Hayvan tüyü alerjisi
  • Gıda alerjisi
  • İlaç alerjisi
  • Böcek alerjisi
  • Lateks alerjisi

Şimdi bunları detaylı inceleyelim.

1. Polen Alerjisi (Bahar Alerjisi)

Polen alerjisi, ağaç, çimen ve yabani ot polenlerine karşı gelişir. Genellikle mevsimseldir.

Belirtiler:

  • Art arda hapşırık
  • Burun akıntısı
  • Göz kaşıntısı
  • Burun tıkanıklığı

Polen yoğunluğu özellikle ilkbahar ve sonbaharda artar. Ancak iklim değişikliği nedeniyle polen sezonları uzamaktadır.

2. Ev Tozu Akarı (Mite) Alerjisi

Ev tozu akarları mikroskobik canlılardır ve özellikle:

  • Yatak
  • Yastık
  • Halı
  • Koltuk

gibi alanlarda bulunur.

Belirtiler genellikle sabahları belirgindir:

  • Burun tıkanıklığı
  • Hapşırık
  • Geniz akıntısı

Yıl boyu sürebilir.

3. Küf Mantarı Alerjisi

Nemli ve rutubetli ortamlarda küf sporları artar.

Belirtiler:

  • Kronik burun tıkanıklığı
  • Öksürük
  • Astım alevlenmesi

Bodrum katlar ve nemli evler risklidir.

4. Hayvan Tüyü Alerjisi

Aslında alerji tüyden değil, hayvanların deri döküntülerinden (dander) kaynaklanır.

En sık:

  • Kedi
  • Köpek

Alerjisi görülür.

Belirtiler temas sonrası hızla başlayabilir.

5. Gıda Alerjisi

Bağışıklık sisteminin belirli gıda proteinlerine karşı IgE üretmesiyle oluşur.

En sık görülen gıdalar:

  • Süt
  • Yumurta
  • Buğday
  • Yer fıstığı
  • Ceviz
  • Deniz ürünleri

Gıda alerjisi basit kaşıntıdan anafilaksiye kadar değişebilir.

6. İlaç Alerjisi

En sık:

  • Antibiyotikler
  • Ağrı kesiciler
  • Lokal anestezikler

reaksiyon oluşturabilir.

Belirtiler:

  • Döküntü
  • Ürtiker
  • Anjioödem
  • Nefes darlığı

Gerçek ilaç alerjisi ile yan etki birbirinden ayrılmalıdır.

7. Böcek Alerjisi

Arı ve eşek arısı sokmaları sonrası gelişebilir.

Bazı kişilerde:

  • Lokal şişlik olurken
    bazılarında
  • Anafilaksi gelişebilir.

Bu hastalarda adrenalin oto-enjektörü hayati önem taşır.

8. Lateks Alerjisi

Eldiven, balon ve bazı tıbbi malzemelerde bulunan latekse karşı gelişir.

Sağlık çalışanlarında daha sık görülür.

Aynı Kişide Birden Fazla Alerji Olabilir mi?

Evet.

Atopik bireylerde:

  • Hem polen
  • Hem ev tozu
  • Hem gıda

alerjisi birlikte görülebilir.

Bu nedenle kapsamlı değerlendirme gerekir.

Alerji Nasıl Anlaşılır?

Alerji tanısı yalnızca bir test sonucu ile konulmaz. Doğru tanı için hastanın öyküsü, belirtilerin zamanı ve tetikleyici faktörler birlikte değerlendirilir.

Bir kişide alerji olduğundan şüphelenmemizi sağlayan durumlar şunlardır:

  • Şikayetlerin belirli bir mevsimde tekrarlaması
  • Ev temizliği sonrası artan hapşırık
  • Hayvan teması sonrası belirtiler
  • Belirli bir gıdadan sonra dakikalar içinde kaşıntı veya şişlik
  • İlaç kullanımı sonrası döküntü

Bu durumlarda alerjik mekanizma düşünülür.

Alerji Tanısında İlk Adım:

Tanının en önemli kısmı iyi alınmış bir hikâyedir.

Değerlendirilen başlıca sorular:

  • Şikayetler ne zaman başladı?
  • Ne kadar sürüyor?
  • Belirli bir ortamda artıyor mu?
  • Ailede alerji öyküsü var mı?
  • Daha önce ciddi reaksiyon yaşandı mı?

Bu bilgiler, hangi testlerin yapılması gerektiğini belirler.

Alerji Testleri Nasıl Yapılır?

Alerji tanısında kullanılan başlıca yöntemler şunlardır:

1. Deri Prick Testi (Skin Prick Test)

En sık kullanılan tanı yöntemidir.

Nasıl yapılır?

  • Ön kol üzerine alerjen damlatılır
  • Küçük bir lansetle derinin üst tabakası hafifçe çizilir
  • 15–20 dakika beklenir

Sonuçta oluşan kızarıklık ve kabarıklık (wheal), o alerjene karşı IgE varlığını gösterir.

Avantajları:

  • Hızlı sonuç
  • Güvenilir
  • Ekonomik

2. Kan Testleri (Spesifik IgE)

Kandan yapılan testler, belirli alerjenlere karşı IgE antikor düzeyini ölçer.

Avantajlı olduğu durumlar:

  • Cilt hastalığı varsa
  • Antihistaminik kesilemiyorsa
  • Küçük çocuklarda

3. Moleküler Alerji Testleri (Component-Resolved Diagnostics)

Geleneksel testlerden farklı olarak, alerjenin içindeki spesifik proteinleri analiz eder.

Örneğin:

Kişinin “fındığa alerjisi var” demek yerine
→ Fındığın hangi proteinine duyarlı olduğunu gösterir.

Bu bilgi:

  • Anafilaksi riskini belirler
  • Çapraz reaksiyonları ortaya koyar
  • Gereksiz diyet kısıtlamalarını önler

Kişiye özel tedavi planı oluşturulmasını sağlar.

4. Yama Testi (Patch Test)

Temas alerjilerinde kullanılır.

  • Sırt bölgesine alerjen bantları yapıştırılır

  • 48–72 saat sonra değerlendirilir

Genellikle metal, kozmetik ve kimyasal maddelere karşı kullanılır.

5. Yükleme Testleri

En kesin tanı yöntemidir.

Şüpheli madde:

  • Hastane ortamında
  • Uzman gözetiminde
  • Kademeli doz artışıyla

verilerek gerçek reaksiyon gözlemlenir.

Özellikle gıda ve ilaç alerjisinde kullanılır.

Evde Yapılan Alerji Testleri Güvenilir mi?

Bilimsel olarak doğrulanmamış yöntemler (örneğin IgG testleri) gerçek alerjiyi göstermez.

Alerji tanısında:

✔ Klinik değerlendirme
✔ IgE temelli testler
✔ Uzman yorum

esas alınmalıdır.

Alerji Tanısı Neden Önemlidir?

Yanlış tanı:

  • Gereksiz diyet kısıtlamalarına
  • Gereksiz ilaç kullanımına
  • Gerçek riskin gözden kaçmasına

neden olabilir.

Doğru tanı ise:

  • Anafilaksi riskini belirler
  • İmmünoterapi adaylarını saptar
  • Uzun vadeli kontrol sağlar

Alerji Tedavisi Var mı? Nasıl Tedavi Edilir?

Alerji tamamen yok edilebilen bir hastalık değildir; ancak doğru tedavi planı ile belirtiler büyük ölçüde kontrol altına alınabilir. Bazı hastalarda ise bağışıklık sisteminin tolerans geliştirmesi sağlanarak uzun süreli düzelme mümkündür.

Alerji tedavisi üç temel basamakta değerlendirilir:

  1. Alerjenden korunma
  2. İlaç tedavisi
  3. İmmünoterapi (Alerji Aşısı)

1. Alerjenden Korunma

Tedavinin ilk adımı, tetikleyici faktörleri azaltmaktır.

Örneğin:

  • Ev tozu alerjisinde anti-alerjik yatak kılıfı kullanımı
  • Polen mevsiminde sabah saatlerinde dışarı çıkmamak
  • Küf bulunan ortamlarda nem kontrolü sağlamak
  • Gıda alerjisinde çapraz bulaşa dikkat etmek

Korunma tek başına yeterli olmasa da tedavi başarısını artırır.

2. İlaç Tedavisi

İlaçlar alerjiyi tamamen ortadan kaldırmaz; ancak bağışıklık sisteminin verdiği aşırı yanıtı baskılar.

Antihistaminikler

Histaminin etkisini bloke eder.

Etkili olduğu belirtiler:

  • Kaşıntı
  • Hapşırık
  • Burun akıntısı
  • Ürtiker

Nazal Kortikosteroidler

Alerjik rinitte en etkili tedavilerden biridir.

  • Burun içindeki inflamasyonu azaltır
  • Tıkanıklığı giderir
  • Uzun süreli kullanımda güvenlidir

İnhaler Tedaviler (Astım)

Bronş daralmasını önler.

  • Bronkodilatörler
  • İnhaler kortikosteroidler

Astım kontrolünü sağlar.

Adrenalin Oto-Enjektörü

Anafilaksi riski olan hastalarda hayati önem taşır.

Arı alerjisi veya ciddi gıda alerjisi olan kişiler mutlaka taşımalıdır.

3. İmmünoterapi (Alerji Aşısı)

Alerji tedavisinde hastalığın seyrini değiştirebilen tek yöntemdir.

Amaç:

Bağışıklık sistemine alerjeni “zararsız” olarak öğretmek.

Nasıl uygulanır?

  • Düşük dozla başlanır
  • Doz kademeli artırılır
  • Belirli aralıklarla uygulanır

Tedavi süresi genellikle 3–5 yıldır.

İmmünoterapi Kimlere Uygulanır?

  • Polen alerjisi
  • Ev tozu alerjisi
  • Arı alerjisi
  • Alerjik astım

Uygun hastalarda:

  • İlaç ihtiyacını azaltır
  • Hastalığın ilerlemesini önleyebilir
  • Astım gelişim riskini düşürebilir

Alerji Geçer mi?

Bazı çocukluk çağı alerjileri zamanla kaybolabilir. Ancak birçok alerjik hastalık kronik seyirlidir.

Doğru yönetim ile:

  • Belirtiler kontrol altına alınabilir
  • Yaşam kalitesi korunabilir
  • Ciddi komplikasyonlar önlenebilir

Alerji Tedavisinde Kişiye Özel Yaklaşım

Her alerjik hastalık aynı değildir.

  • Hangi alerjen?
  • Hangi organ etkilenmiş?
  • Reaksiyon şiddeti nedir?
  • Anafilaksi riski var mı?

Bu sorulara göre tedavi planı değişir.

Bu nedenle alerji yönetimi, uzman değerlendirmesi gerektirir.

Ne Zaman Alerji Uzmanına Başvurmalısınız?

Alerji belirtileri çoğu zaman “mevsimsel üşütme” veya “geçici hassasiyet” olarak değerlendirilir. Ancak bazı durumlarda altta yatan alerjik mekanizma ilerleyebilir ve daha ciddi tablolara dönüşebilir.

Aşağıdaki durumlarda bir alerji uzmanına başvurmak gerekir:

Şikayetler Tekrarlıyorsa

  • Her yıl aynı mevsimde başlayan burun akıntısı
  • Sabahları artan hapşırık
  • Ev temizliği sonrası belirginleşen belirtiler

Bu durumlar alerjik rinit düşündürür.

Belirli Gıdalardan Sonra Reaksiyon Oluyorsa

  • Ağız içinde kaşıntı
  • Dudakta şişlik
  • Karın ağrısı
  • Kusma

Gıda alerjisi değerlendirilmelidir.

Nefes Darlığı veya Hırıltı Varsa

  • Egzersiz sonrası öksürük
  • Gece artan nefes darlığı
  • Göğüste sıkışma hissi

Alerjik astım açısından değerlendirme gerekir.

Ciddi Reaksiyon Geçirilmişse

  • Anafilaksi
  • Tansiyon düşmesi
  • Boğazda şişme

Bu durumlarda ileri tetkik ve risk planlaması zorunludur.

İlaçlara Karşı Reaksiyon Geliştiyse

Antibiyotik veya ağrı kesici sonrası döküntü geliştiyse, gerçek ilaç alerjisi olup olmadığı uzman tarafından değerlendirilmelidir.

Yanlış etiketlenmiş ilaç alerjileri gereksiz tedavi kısıtlamalarına yol açabilir.

Alerji Günlük Yaşamı Etkiliyorsa

  • Uyku kalitesinin bozulması
  • Sürekli yorgunluk
  • Koku kaybı
  • Okul veya iş performansında düşüş

Bu durumda kontrol altına alınmamış bir alerji söz konusu olabilir.

Erken Tanının Önemi

Alerjik hastalıklar zamanla ilerleyebilir. Özellikle çocukluk döneminde erken tanı ve uygun tedavi:

  • Astım gelişim riskini azaltabilir
  • Gereksiz ilaç kullanımını önleyebilir
  • Yaşam kalitesini artırabilir

Alerji tanısı ve tedavisi kişiye özeldir. Bu nedenle değerlendirme mutlaka uzman kontrolünde yapılmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Alerji tamamen geçer mi?

Alerjik hastalıkların bir kısmı özellikle çocukluk döneminde zamanla azalabilir veya kaybolabilir. Ancak birçok alerji kronik seyirlidir. Doğru tedavi ve korunma yöntemleriyle belirtiler tamamen kontrol altına alınabilir. İmmünoterapi (alerji aşısı), uygun hastalarda uzun süreli düzelme sağlayabilen tek tedavi yöntemidir.

2. Alerji testi acıtır mı?

En sık kullanılan deri prick testi genellikle hafif bir batma hissi oluşturur ve ağrılı bir işlem değildir. Test yaklaşık 15–20 dakika içinde sonuç verir. Küçük çocuklarda da güvenle uygulanabilir.

3. Alerji genetik midir?

Evet. Alerjik hastalıklar genetik yatkınlık gösterir. Anne veya babada alerji varsa çocukta görülme ihtimali artar. Ancak genetik yatkınlık tek başına yeterli değildir; çevresel faktörler de önemlidir.

4. Bahar alerjisi ile soğuk algınlığı nasıl ayırt edilir?

Bahar alerjisinde ateş olmaz ve burun akıntısı genellikle şeffaftır. Kaşıntı belirgindir ve şikayetler haftalarca sürebilir. Soğuk algınlığında ise ateş, halsizlik ve koyu burun akıntısı görülür; genellikle 7–10 gün içinde düzelir.

5. Alerji hangi yaşta başlar?

Alerji her yaşta başlayabilir. Bebeklikte egzama ve gıda alerjisi sık görülürken, okul çağında alerjik rinit ve astım daha ön plandadır. Yetişkinlerde de yeni başlayan alerjik hastalıklar görülebilir.

6. Alerji tedavi edilmezse ne olur?

Kontrol altına alınmayan alerjik hastalıklar yaşam kalitesini düşürür. Özellikle alerjik rinit tedavi edilmezse astım gelişim riski artabilir. Gıda ve ilaç alerjilerinde ise ciddi reaksiyon riski devam eder.

7. Evde yapılan alerji testleri güvenilir mi?

Bilimsel olarak doğrulanmamış testler (örneğin bazı IgG testleri) gerçek alerjiyi göstermez. Alerji tanısı mutlaka klinik değerlendirme ve geçerli IgE temelli testlerle konulmalıdır.

8. Alerji aşısı kimlere uygulanır?

Polen, ev tozu akarı ve arı alerjisi olan uygun hastalarda uygulanabilir. Tedavi genellikle 3–5 yıl sürer ve hastalığın seyrini değiştirebilir.

Sonuç

Alerji, bağışıklık sisteminin zararsız maddelere karşı verdiği aşırı tepkidir. Hafif burun akıntısından hayati risk taşıyan anafilaksiye kadar geniş bir spektrumda seyredebilir. Doğru tanı, uygun testler ve kişiye özel tedavi planı ile alerjik hastalıklar kontrol altına alınabilir ve yaşam kalitesi korunabilir. Belirtileriniz tekrarlıyorsa veya günlük yaşamınızı etkiliyorsa uzman değerlendirmesi önemlidir.