Solunum sistemi hastalıkları arasında en sık karıştırılan iki hastalık astım ve **KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı)**dır. Her iki hastalıkta da nefes darlığı, öksürük ve hırıltılı solunum gibi benzer belirtiler görülebilir. Ancak hastalıkların ortaya çıkış nedenleri, seyirleri, tedavi yaklaşımları ve uzun vadeli etkileri birbirinden oldukça farklıdır. Bu nedenle “Astım mı KOAH mı?” sorusu hem hastalar hem de hasta yakınları tarafından sıklıkla sorulmaktadır.
- Astım ve KOAH Arasındaki Temel Farklar
- Belirtiler Açısından Astım ve KOAH
- Risk Faktörleri ve Tetikleyiciler
- Tanı Sürecinde Ayırt Edici Noktalar
- Astım ve KOAH Tedavilerinde Farklı Yaklaşımlar
- Astım mı KOAH mı? Karışan Durumlar
- Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
- Sık Sorulan Sorular
- Astım mı KOAH mı Ayırt Etmek Neden Önemli?
Astım ve KOAH Arasındaki Temel Farklar
Astım ve KOAH, her ne kadar benzer solunum yolu şikâyetleriyle ortaya çıksa da temelde farklı mekanizmalarla gelişen iki ayrı hastalıktır. Bu farkların doğru anlaşılması, doğru tanı ve etkili tedavi açısından kritik öneme sahiptir.
Hastalığın Ortaya Çıkış Yaşı
Astım genellikle çocukluk çağında veya genç yaşlarda ortaya çıkar. Ancak erişkin başlangıçlı astım da görülebilir. Astım hastalarının büyük bir kısmında belirtiler erken yaşlarda başlamış ve zaman içinde dalgalı bir seyir göstermiştir.
KOAH ise çoğunlukla 40 yaşından sonra ortaya çıkan bir hastalıktır. Uzun yıllar süren sigara kullanımı veya zararlı gazlara maruz kalma sonucunda gelişir. Bu nedenle KOAH, genellikle ileri yaş hastalığı olarak kabul edilir.
Belirtilerin Başlangıç Şekli
Astım belirtileri çoğunlukla ataklar halinde ortaya çıkar. Hasta belirli dönemlerde tamamen normale yakın solunum fonksiyonlarına sahip olabilirken, tetikleyici faktörlere maruz kaldığında ani nefes darlığı atakları yaşayabilir.
KOAH’ta ise belirtiler yavaş ve sinsi bir şekilde başlar. Zamanla giderek artan nefes darlığı ve öksürük, hastaların günlük yaşam aktivitelerini kademeli olarak kısıtlar.
Hastalığın Seyri ve İlerleyişi
Astım uygun tedaviyle tamamen kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Hava yolu daralması çoğu zaman geri dönüşümlüdür.
KOAH ise ilerleyici ve kalıcı bir hastalıktır. Tedaviyle hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir ancak mevcut akciğer hasarı genellikle geri döndürülemez.
Belirtiler Açısından Astım ve KOAH
Astım ve KOAH, klinik olarak benzer solunum yolu belirtileriyle ortaya çıksa da bu belirtilerin zamanlaması, şiddeti, tetikleyicileri ve sürekliliği açısından önemli farklılıklar gösterir. Hastalığın doğru ayırt edilmesi için belirtilerin yalnızca varlığı değil, nasıl ve ne zaman ortaya çıktığı dikkatle değerlendirilmelidir.
Nefes Darlığı Ne Zaman Ortaya Çıkar?
Astım hastalarında nefes darlığı çoğunlukla ataklar halinde görülür. Hasta günün büyük bir bölümünde tamamen normal hissedebilirken, belirli tetikleyicilere maruz kaldığında ani nefes darlığı yaşayabilir. Bu tetikleyiciler arasında:
Alerjenler (polen, ev tozu akarları, hayvan tüyü)
Soğuk hava
Egzersiz
Üst solunum yolu enfeksiyonları
Stres ve yoğun duygusal durumlar
yer alır. Astımda nefes darlığı genellikle geri dönüşümlüdür ve uygun inhaler tedavi sonrası belirgin şekilde azalır.
KOAH’ta ise nefes darlığı daha farklı bir karaktere sahiptir. Hastalık erken dönemlerde yalnızca efor sırasında nefes darlığı ile kendini gösterir. Merdiven çıkma, hızlı yürüme veya yük taşıma gibi aktiviteler zorlaşır. Hastalık ilerledikçe nefes darlığı:
Daha hafif aktivitelerde
Zamanla istirahat halinde
bile hissedilmeye başlanır. KOAH’ta nefes darlığı genellikle kalıcıdır ve zaman içinde artış gösterir.
Öksürük Tipi ve Sıklığı
Astımda öksürük çoğu zaman kuru karakterdedir. Özellikle geceleri veya sabah erken saatlerde artabilir. Bazı astım hastalarında öksürük, tek başına baskın belirti olabilir ve bu durum “öksürük varyant astım” olarak adlandırılır.
Astım öksürüğü:
Ataklarla ilişkilidir
Tetikleyicilerle artar
Tedaviye hızlı yanıt verir
KOAH’ta ise öksürük kronik ve sürekli bir semptomdur. En az üç ay boyunca, iki yıl üst üste devam eden öksürük KOAH açısından oldukça düşündürücüdür. Bu öksürük genellikle balgamlıdır ve sabah saatlerinde daha belirgindir.
Balgam Varlığı ve Özellikleri
Astım hastalarında balgam üretimi genellikle sınırlıdır. Balgam varsa bile:
Az miktarda
Şeffaf veya beyaz
Yapışkan kıvamlı
olabilir.
KOAH’ta ise balgam üretimi hastalığın temel özelliklerinden biridir. Balgam:
Daha yoğun ve bol
Sarı, yeşil veya koyu renkli
Enfeksiyon dönemlerinde artış gösteren
bir yapıdadır. Balgam miktarındaki ve rengindeki değişiklikler, KOAH alevlenmelerinin erken habercisi olabilir.
Hırıltılı Solunum (Wheezing) Farkları
Hırıltılı solunum, daralmış hava yollarından geçen havanın çıkardığı sestir ve her iki hastalıkta da görülebilir. Ancak astımda wheezing genellikle:
Atak dönemlerinde
Özellikle nefes verirken
Tedavi sonrası kaybolan
bir bulgudur.
KOAH’ta ise wheezing:
Daha sürekli
Hastalığın ileri evrelerinde
Enfeksiyonlarla birlikte artan
bir özellik gösterir.
Gece ve Sabah Belirtileri
Astımın en ayırt edici özelliklerinden biri gece belirtileridir. Astım hastaları geceleri:
Nefes darlığı
Öksürük
Göğüste sıkışma
nedeniyle uykudan uyanabilir. Sabah erken saatlerde belirtilerin artması da astım için tipiktir.
KOAH’ta gece belirtileri astıma kıyasla daha az belirgindir. Ancak ileri evre KOAH hastalarında, özellikle oksijen düzeyi düştüğünde gece nefes darlığı görülebilir.
Risk Faktörleri ve Tetikleyiciler
“Astım mı KOAH mı?” sorusunu yanıtlamada en güçlü ipuçlarından biri, kişinin yaşam öyküsünde yer alan risk faktörleri ve günlük hayatta semptomları artıran tetikleyicilerdir. Çünkü astım çoğu zaman aşırı duyarlılık (hiperreaktivite) ve inflamasyon temelli bir hastalıktır; KOAH ise genellikle yıllar süren zararlı partikül ve gaz maruziyeti sonucunda gelişen kalıcı hava yolu daralması ve akciğer dokusu hasarıyla ilişkilidir. Bu nedenle hangi şikâyetin hangi koşullarda başladığı ve arttığı, tanıya giden yolda çok belirleyicidir.
Sigara Kullanımının Rolü
Sigara, her iki hastalık için de kötü bir etkendir; ancak rolü aynı değildir. KOAH söz konusu olduğunda sigara genellikle “neden” konumundadır. Uzun yıllar sigara dumanına maruz kalan akciğerlerde kronik iltihap oluşur; hava yollarının duvarı kalınlaşır, daralır ve akciğerin elastik yapısı bozulur. Bunun sonucu olarak kişi nefes verirken havayı tam boşaltamaz, akciğerlerde “hava hapsi” oluşur ve nefes darlığı giderek artar. KOAH’ta sigaranın etkisi çoğu zaman dozla ilişkilidir: Ne kadar uzun süre ve ne kadar yoğun içildiyse risk o kadar yükselir.
Astımda ise sigara çoğu zaman doğrudan “neden” değil, hastalığı ağırlaştıran ve kontrolü zorlaştıran bir faktördür. Sigara içen astım hastalarında:
Ataklar daha sık tetiklenebilir,
İnhaler kortizon gibi kontrol ilaçlarının etkisi azalabilir,
Hava yolu hassasiyeti artabilir,
Uzun vadede kalıcı daralma gelişme riski yükselebilir.
Özetle: Sigara öyküsü güçlü ve uzun süreliyse, özellikle de belirtiler 40 yaş sonrası başlamışsa KOAH olasılığı artar; astımda ise sigara çoğu zaman kötüleştirici bir etkendir.
Alerjik Yatkınlık
Alerjik yatkınlık, astım için çok önemli bir ipucudur. Astımın özellikle “alerjik astım” tipinde bağışıklık sistemi çevresel maddelere karşı aşırı yanıt verir. Kişide:
Mevsimsel burun akıntısı, hapşırma (alerjik rinit),
Gözlerde kaşıntı ve sulanma,
Egzama / atopik dermatit,
Polen, ev tozu, kedi-köpek tüyü ile şikâyetlerin artması
gibi bulgular varsa astım ihtimali belirginleşir.
KOAH’ta alerjik zeminin tek başına belirleyici olması daha nadirdir. KOAH’lı bir hastada alerjik şikâyetler görülebilir; ancak KOAH’ı “asıl açıklayan” öykü genelde uzun süreli sigara veya duman/kimyasal maruziyettir. Bu nedenle alerji öyküsü, özellikle çocukluk/gençlikten beri varsa, astımı daha çok düşündürür.
Mesleki ve Çevresel Maruziyetler
Çevre ve meslek faktörleri hem astımda hem KOAH’ta etkilidir; fakat maruziyetin “şekli” ve “sonuçları” farklılaşır.
Astımda tetikleyici maruziyetler çoğu zaman kısa süreli olsa bile semptom başlatabilir. Örneğin:
Keskin kokular (parfüm, temizlik maddeleri, boya),
Un/toz (fırın, değirmen, tekstil),
Lateks,
Hayvan tüyü,
Küf sporları,
Polen ve hava kirliliği
astım atağını tetikleyebilir. Bu kişilerde çoğu zaman “maruziyetten sonra hızlı kötüleşme” ve ortamdan uzaklaşınca “rahatlama” dikkat çeker.
KOAH’ta ise maruziyet daha çok kroniktir ve yıllar içinde hasar biriktirir.
Maden/metal işleri,
İnşaat ve çimento tozu,
Kaynak dumanı,
Biyokütle yakıt dumanı (odun, tezek, kömürle ısınma; özellikle kapalı alanda),
Endüstriyel gazlar
KOAH riskini artırır. KOAH’ta belirti çoğu zaman “bir günde” başlamaz; yıllar içinde yavaşça artar.
Bu fark pratikte çok işe yarar: “Temizlik yaptıktan sonra nefesim tıkanıyor” astımı düşündürürken, “Yıllardır tozlu işte çalışıyorum, son yıllarda merdiven çıkamıyorum” KOAH lehinedir.
Aile Öyküsü Etkisi
Astımda genetik yatkınlık belirgindir. Ailede astım, alerjik rinit, egzama gibi atopik hastalıklar varsa kişide astım gelişme riski artar. Bu nedenle “anne-babada alerji/astım var mı?” sorusu astım açısından değerlidir.
KOAH’ta genetik yatkınlık genel popülasyonda daha sınırlı rol oynar; ancak bazı nadir genetik durumlar (ör. alfa-1 antitripsin eksikliği) daha genç yaşlarda KOAH benzeri tabloya yol açabilir. Yani KOAH tanısı alan kişi çok gençse ve belirgin sigara/çevresel maruziyet yoksa, genetik nedenler hekim tarafından ayrıca değerlendirilir.
Tanı Sürecinde Ayırt Edici Noktalar
Belirtiler ve risk faktörleri güçlü ipuçları verse de, “astım mı KOAH mı” ayrımında en güvenilir yaklaşım tanısal testler ve klinik değerlendirmeyi birlikte ele almaktır. Çünkü bazı hastalarda iki hastalık birbirine yaklaşabilir; hatta aynı kişide örtüşebilir.
Solunum Fonksiyon Testleri (Spirometri) Ne Gösterir?
Spirometri, hava yollarındaki daralmanın derecesini ve nefesin ne kadar hızlı/etkin boşaltılabildiğini ölçer. Ayırt edici nokta şudur:
Astımda daralma çoğunlukla geri dönüşümlüdür. Yani bronşları genişleten ilaç sonrası değerlerde belirgin düzelme beklenir. Bu, hava yolu düz kaslarının kasılıp gevşemesi ve inflamasyonla ilişkili daralmanın “kontrol edilebilir” olmasına bağlanır.
KOAH’ta daralma daha çok kalıcıdır. İlaç sonrası bir miktar düzelme olabilir; ancak genellikle tam normale dönmez. Çünkü KOAH’ta yalnızca bronş spazmı değil, aynı zamanda yapısal değişiklikler ve elastik doku kaybı vardır.
Burada önemli bir SEO anahtar kelimeyi doğal şekilde vurgulayalım: “Astım mı KOAH mı spirometri ile anlaşılır mı?” sorusunun yanıtı: Çoğu vakada evet, spirometri çok yardımcıdır; ama tek başına değil, öykü ve muayene ile birlikte değerlendirilmelidir.
Bronkodilatör Yanıt Farkı Neden Önemlidir?
Bronkodilatör yanıt, spirometriden önce ve sonra bronş genişletici ilaç verilerek ölçülür. Astımda bu yanıtın belirgin olması beklenir; çünkü problem çoğu zaman bronşların aşırı kasılması ve inflamasyondur. KOAH’ta ise bronş genişletici ilaçlar semptomu azaltabilir ama yapısal hasar devam ettiği için yanıt sınırlı kalır.
Bu ayrım, tedavi planını doğrudan etkiler:
Astımda kontrol edici ilaçların (özellikle inhaler kortizonların) önemi artar.
KOAH’ta uzun etkili bronkodilatörler ve alevlenme önleme stratejileri daha belirleyici olur.
Akciğer Grafisi ve Görüntüleme Yöntemleri Ne Anlatır?
Astımda akciğer grafisi çoğu zaman normaldir. Grafi çoğunlukla “astım tanısı koymak” için değil; zatürre, pnömotoraks gibi başka nedenleri dışlamak için kullanılır.
KOAH’ta ise özellikle amfizem baskınsa bazı tipik bulgular görülebilir:
Akciğerlerde aşırı havalanma,
Diyaframın düzleşmesi,
Göğüs kafesinde genişleme eğilimi.
Daha ileri değerlendirmede tomografi, amfizemin dağılımı ve şiddetini gösterebilir. Bu, KOAH’ın alt tiplerini anlamada ve tedavi yaklaşımında yardımcı olabilir.
Kan Testleri ve Alerji Değerlendirmesi
Astımda alerjik yatkınlık veya eozinofilik inflamasyon söz konusuysa, kan testleri ve alerji testleri tanıyı destekleyebilir. Ancak bu testler “tek başına tanı koydurmaz”; klinik tabloyu güçlendirir.
KOAH’ta kan testleri genellikle ayırıcı tanı ve eşlik eden durumları değerlendirmek için kullanılır. Örneğin sık alevlenme yaşayan hastada enfeksiyon veya başka bir tablo var mı diye bakılabilir.
Astım ve KOAH Tedavilerinde Farklı Yaklaşımlar
Astım ve KOAH’ın karıştırılmasının en riskli tarafı, yanlış tedaviyle hastalığın kontrol altına alınamamasıdır. Çünkü iki hastalıkta ilaçlar “benzer cihazlarla” (inhaler) verilse bile hedefleri farklıdır.
İnhaler İlaçlar: Aynı Cihaz, Farklı Amaç
Astım tedavisinde ana hedef hava yolu inflamasyonunu baskılamak ve atakları önlemektir. Bu nedenle astımda “kontrol edici” tedavi yaklaşımı önemlidir. Hasta yalnızca nefes açıcı kullanıp kontrol edici tedaviyi ihmal ederse, kısa süreli rahatlama yaşasa bile atak riski devam edebilir.
KOAH’ta ise hedef:
Nefes darlığını azaltmak,
Egzersiz kapasitesini artırmak,
Alevlenmeleri azaltmak,
Hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak
olduğu için bronkodilatörlerin yeri daha merkezi olabilir. Bazı KOAH hastalarında inhaler kortizonlar da kullanılır; ancak bu karar genellikle alevlenme sıklığı, inflamasyon tipi ve klinik profile göre hekim tarafından verilir.
Tedaviye Yanıt Farkları: “Tam Kontrol” vs “İlerlemeyi Yavaşlatma”
Astımda doğru tedavi ve tetikleyicilerden kaçınma ile pek çok hasta:
Gün içinde semptomsuz,
Gece uyanması olmayan,
Egzersizi kısıtlanmayan,
Ataksız bir yaşam
sürdürebilir. Yani astımda “tam kontrol” hedefi gerçekçidir.
KOAH’ta ise genellikle akciğerdeki hasar geri dönüşsüz olduğundan hedef, “tamamen normale dönüş” değil; hastalığı yönetilebilir seviyede tutmaktır. Bu yüzden sigarayı bırakma, aşılar, pulmoner rehabilitasyon, beslenme ve fiziksel aktivite planı tedavinin kritik parçalarıdır.
Atak (Alevlenme) Yönetimi ve Uzun Dönem Plan
Astım atakları tetikleyiciyle ilişkili olabilir ve erken müdahaleyle hızlı kontrol altına alınabilir. Hastanın kişisel bir “atak eylem planı” olması (hangi durumda hangi ilacı artıracağı ve ne zaman acile gideceği) önemlidir.
KOAH alevlenmeleri ise daha ağır seyredebilir ve hastaneye yatış ihtimali daha yüksek olabilir. KOAH’ta alevlenme:
Akciğer fonksiyonlarını daha da düşürebilir,
İyileşme sürecini uzatabilir,
Yaşam kalitesini belirgin azaltabilir.
Bu nedenle alevlenmeyi önlemek KOAH yönetiminin temel hedeflerinden biridir.
Astım mı KOAH mı? Karışan Durumlar
Bazı hastalarda tablo net değildir. Özellikle uzun yıllar sigara içmiş bir kişide astım varsa veya çocukluktan beri astım öyküsü olan bir kişi ilerleyen yaşlarda KOAH benzeri kalıcı daralma geliştirirse klinik tablo “örtüşebilir”.
Astım-KOAH Overlap Sendromu (ACOS) Nedir?
ACOS, hem astım hem KOAH özelliklerinin birlikte bulunduğu bir durumdur. Bu hastalarda:
Hem alerjik/ataklarla seyreden özellikler,
Hem de kalıcı hava yolu daralması
aynı anda görülebilir. ACOS varlığında tedavi yaklaşımı daha kişiselleştirilir; çünkü yalnızca astım veya yalnızca KOAH protokolü yetersiz kalabilir.
Hangi Hastalarda Daha Sık Görülür?
ACOS daha çok:
Çocukluktan beri astım öyküsü olan ve yıllar içinde sigara içen bireylerde,
Uzun süre sigara içmiş, ancak belirgin bronkodilatör yanıtı veya alerjik bulguları olan hastalarda
düşünülür. Bu hastalarda doğru tanı, alevlenme riskini azaltmak açısından özellikle önemlidir.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
Belirtilerin hafife alınması hem astımda hem KOAH’ta ciddi riskler doğurabilir. Özellikle nefes darlığı zamanla artıyorsa veya gece uyanmaları varsa, “geçer” diye beklemek doğru olmaz.
Acil Uyarı Belirtileri
Aşağıdaki bulgular varsa acil değerlendirme gerekir:
Nefes darlığının hızla kötüleşmesi,
Konuşurken kelimeleri tamamlayamama,
Dudaklarda/tırnaklarda morarma,
Şiddetli göğüs sıkışması,
İstirahat halinde bile zor nefes alma,
Bilinç bulanıklığı veya aşırı halsizlik.
Bu bulgular hem ağır astım atağında hem de KOAH alevlenmesinde görülebilir ve gecikme risklidir.
Erken Tanının Önemi
Astımda erken tanı, uygun tedavi ile:
Atak sıklığını azaltır,
Akciğer fonksiyon kaybını önler,
Yaşam kalitesini belirgin artırır.
KOAH’ta erken tanı ise:
Sigarayı bırakma ile hastalığın ilerlemesini yavaşlatır,
Alevlenmeleri azaltır,
Rehabilitasyon ve doğru ilaçlarla günlük yaşam performansını artırır.
Sık Sorulan Sorular
1. Astım mı KOAH mı nasıl ayırt edilir?
Astım ve KOAH ayrımı; belirtilerin başlangıç yaşı, sigara öyküsü, alerjik yatkınlık, belirtilerin sürekliliği ve solunum fonksiyon testleriyle yapılır. Astım genellikle ataklarla seyreder ve geri dönüşümlüdür; KOAH ise ilerleyici ve kalıcı hava yolu daralmasıyla karakterizedir.
2. Astım zamanla KOAH’a dönüşür mü?
Astım doğrudan KOAH’a dönüşmez. Ancak uzun yıllar sigara içen veya tedavisi yetersiz kalan astım hastalarında kalıcı hava yolu daralması gelişebilir. Bu durum Astım-KOAH Overlap Sendromu (ACOS) olarak adlandırılır.
3. Sigara içmeyen birinde KOAH olur mu?
Evet, sigara içmeyen kişilerde de KOAH görülebilir. Uzun süre biyokütle dumanına (odun, kömür), yoğun hava kirliliğine veya mesleki toz ve kimyasallara maruz kalan bireylerde KOAH gelişebilir.
4. Astım belirtileri her gün olur mu?
Astım belirtileri her gün olmak zorunda değildir. Birçok astım hastasında belirtiler tetikleyicilere maruz kalındığında ortaya çıkar ve ataklar arasında hasta tamamen normale yakın hissedebilir.
5. KOAH’ta nefes darlığı neden sürekli artar?
KOAH’ta akciğer dokusunda kalıcı hasar oluşur. Hava yolları daralır ve elastikiyet azalır. Bu nedenle zamanla nefes darlığı önce eforla, sonra istirahatte bile hissedilir hale gelir.
6. Gece nefes darlığı astım mı KOAH mı düşündürür?
Gece ve sabaha karşı artan nefes darlığı ve öksürük astım için daha tipiktir. KOAH’ta gece belirtileri genellikle ileri evrelerde görülür.
7. Astım ve KOAH tanısı için hangi testler yapılır?
En temel test solunum fonksiyon testidir (spirometri). Gerekirse bronkodilatör yanıt testi, akciğer grafisi, tomografi ve alerji testleri de tanıya yardımcı olabilir.
8. Astım tamamen iyileşir mi?
Astım tamamen ortadan kalkmayabilir; ancak doğru tedaviyle tam kontrol altına alınabilir. Birçok astım hastası düzenli tedaviyle uzun yıllar semptomsuz yaşayabilir.
9. KOAH tedaviyle düzelir mi?
KOAH’ta mevcut akciğer hasarı geri döndürülemez. Ancak tedaviyle hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir, belirtiler azaltılabilir ve yaşam kalitesi artırılabilir.
10. Astım ve KOAH aynı inhalerlerle mi tedavi edilir?
İlaçlar benzer inhaler cihazlarla verilse de tedavi hedefleri farklıdır. Astımda temel amaç hava yolu iltihabını kontrol etmektir; KOAH’ta ise nefes darlığını azaltmak ve alevlenmeleri önlemektir.
11. Astım-KOAH overlap sendromu (ACOS) nedir?
ACOS, hem astım hem de KOAH özelliklerinin birlikte görüldüğü bir durumdur. Bu hastalarda tedavi kişiye özel planlanır ve hem astım hem KOAH yaklaşımları birlikte değerlendirilir.
12. Nefes darlığı olan herkes KOAH mıdır?
Hayır. Nefes darlığı birçok farklı hastalıkta görülebilir. Astım, KOAH, kalp hastalıkları, anksiyete ve enfeksiyonlar da nefes darlığına neden olabilir. Bu nedenle doğru tanı için doktora başvurmak gerekir.
Astım mı KOAH mı Ayırt Etmek Neden Önemli?
“Astım mı KOAH mı?” ayrımı yalnızca isimlendirme değildir; doğru tanı:
Doğru inhaler seçimini,
Doğru takip planını,
Alevlenme riskinin yönetimini,
Uzun vadeli yaşam kalitesini
doğrudan etkiler. Benzer belirtiler olsa da astım çoğu zaman ataklarla ve geri dönüşümlü seyrederken, KOAH çoğu zaman ilerleyici ve kalıcı bir tabloya dönüşür. Şüphe durumunda spirometri başta olmak üzere hekim değerlendirmesi en güvenli yoldur.



